“Ya bu adaletsizliğe boyun eğip sessizliğe bürünecek, bir gölge gibi yaşayıp gidecekti. Ya da içindeki özgürlük ateşi, bu baskıya karşı direnecekti. Bu direniş, belki de kelimelerle örülen bir zırh olacak, belki de suskunluğun içindeki en gür çığlığa dönüşecekti.” (s.108)
“Zamanı durduramazsın. Ve halkın sesi, her zaman sana ulaşacak. Saatler farklı zamanları gösterse de hepsi aynı gerçeği fısıldıyor: Değişim geliyor.” (s.103)