ben tek kelime yazmamış olan, kavşağa gömülmüş bu şairin hâlâ yaşadığına inanıyorum. Sizin, benim ve bulaşık yıkadıkları, çocukları yatırdıkları için bu gece burada olmayan başka birçok kadının içinde yaşıyor. Ama yaşıyor; çünkü büyük şairler ölmez; varlıkları sürer; aramızda kanlı canlı yürümek için bir fırsata ihtiyaçları vardır sadece. Şimdi sizin ona bu fırsatı verebileceğinizi düşünüyorum
Genç kadınlar, diyebilirim ve lütfen beni iyi dinleyin çünkü kapanış konuşması geliyor... Bence sizler utanç verici bir şekilde cahilsiniz. Dişe dokunur hiçbir keşfiniz yok. Asla bir imparatorluğu sarsmadınız veya muharebeye giren bir orduya önderlik etmediniz. Shakespeare'in oyunlarını siz yazmadınız, barbar bir ırkı uygarlığın nimetleriyle de tanıştırmadınız. Bahaneniz ne? Dünyanın dört bir yanındaki, hepsi de gelip gitmekle, girişimlerle ve sevişmekle meşgul olan siyah, beyaz ve kahverengi tenli insanlarla dolu sokakları, meydanları ve ormanları göstererek, başka işlerimiz vardı diyebilirsiniz. Biz olmasak o denizlerde seyahat edilmezdi, o bereketli topraklar da çöl olurdu. Bizler istatistiklere göre şu an var olan bir milyar altı yüz yirmi üç milyon insanı doğurduk ve belki altı yedi yaşlarına kadar yetiştirdik, yıkadık, eğittik ve bu, bazılarımızın yardım aldığını göz önünde bulundursak bile, epey zaman alan bir iştir.