Kendi dünyalarından kopanlar, yalnızca çevrelerini değiştirmiş olur, kişiliklerini değil. Girdikleri dünyaya uygun düşünce ve tutkuları edinmezler. Bunu yapmaya güçleri yetmez.
Körlük öyle bir noktaya gelebilir ki, sonunda gülünçleşir; hayal gücünden yoksun bir yaradılış ise eğer harekete geçirilmezse taşlaşarak mutlak bir duyarsızlığa düşer.
Ama "sevgi" pazarda alınıp satılan bir mal değildir, tartıya vurulmaz. Sevginin verdiği mutluluk, zihnin mutluluğu gibidir, canlı olduğunu hissetmenin mutluluğudur. Sevginin amacı sevmektir; yalnızca sevmek, sonuna kadar sevmek.