... tıpkı doğa gibi almaya ve vermeye razı, her an döngüye ve değişime teslim, eminlik içinde olmaktır... Kendine güvenmek döngüden emin olmaktır. Her şeyin geçici olduğunu bilmektir. Bunu kabullenmektir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Elbette insan zaman zaman korkuya, güvensizliğe ve öfkeye kapılabilir, umutsuzluk hissedebilir. Unutulma korkusu, ölüm korkusunu besleyebilir. Bu yüzden yorgun, amaçsız ve bitkin düştüğünü düşünebilir. Ancak bilmelidir ki bu da geçicidir. Çünkü hayat içindeki her şeyle birlikte sürekli akar, akar, akar... Kendini her daim yeniler, tazeler... Kişi bilmelidir ki doğanın mevsimlerinden biridir bu da.
... her şey akar... Gelir ve geçer. Kalıcı olan hiç ama hiçbir şey yoktur. Bu yüzden cehennem de zaten kalıcı olamaz. Sorunların da akıp geçmesine izin vermek gerekir. Onları tutup ilmek ilmek örmek yerine, geldikleri gibi gitmelerine fırsat tanınmalıdır.
Mükemmel bir düzenle de olsa, rastgele de olsa evrenin kendi içinde bir düzeni vardır. Senin bile içinde bir düzen varken bütün evrenin içinde bir düzensizlik olabilir mi?
Peki ya ölüm nedir asıl?
Eğer ölüme tarafsizca bakarsak ve ölümle ilgili bütün fantezileri bir kenara koyarsak, ölümün doğadaki döngünün bir parçası olduğu gerçeği çıkar ortaya.
Doğanın bu doğal döngüsünden korkuyor olmak çocukluk değil de nedir?
Üstelik ölüm doğanın olağan döngüsü de değildir sadece, doğanın hizmetkarıdır da. Doğanın faydasınadır.