Mutlak evlerinde yarım bıraktıkları işleri, ateşte yemekleri vardır. Yaptıkları bu acınacak kısa gezintiler içinde akşam erkeklerinden türlü tekdirler işitirler. Zaten kolları, bacakları arasındaki vırank vırank, boy boy çocuklardan hiçbir yerde rahat yüzü görmezler.
Doğuda kadın kafes içinde büyür. Yemliğinden yer, suluğundan içer, tüneğinde sallanır, söylediğini bilmez allı yeşilli bir nevi papağandır, diyorlardı.
Bir insan samimi ve karşılıksız sevdiği kimseyi sevgisinin şiddetini vesile ederek bu kadar rahatsız etmez, edemez. Buna gönlü razı olmaz. Sevdiklerini her dakika rahatsız, muzdarip edecek surette sevenlerin sevgilerinde samimiyetten ziyada hodgamlık vardır.
Zeka insanın suratında "işte ben buradayım" diye haykırmaz. Bazen onun nereye saklandığı da bilinmez. Fakat herkes ona sahip olma iddiasındadır. Onu göstermeye türlü türlü vesileler ararlar.