Fatih

Fatih
@Freeenick
Fitness Antrenörü
20 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Başka bir evrende en güzel halinle..
Reklam
İki yıldız arası göğe asılı hamak... Uyku, uyku... Zamansız ve mekansız, uyumak. Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı; Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı. İlgisizlik, herşeyden kesilmiş ilgisizlik; Bilmeyiş ki, en büyük ilme denk bilgisizlik. Usandım boş yere hep gitmeler, gelmelerden; Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden! Göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık; Kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık. Bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri; Raflarda toza batmış Peygamberden bildiri. Her gün yalnız namazdan namaza uyanayım; Bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım! Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla! Yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla...
Şiir
Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve âhireti unutup dünyaya talip bedbaht nefsim! Bilir misin neye benzersin? Deve kuşuna… Avcıyı görür, uçamıyor; başını kuma sokuyor, tâ avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda. Avcı görür. Yalnız o, gözünü kum içinde kapamış, görmez. Ey nefis! Şu temsile bak, gör; nasıl dünyaya hasr-ı nazar, aziz bir lezzeti, elîm bir eleme kalbeder. Mesela, şu karyede yani Barla'da iki adam bulunur. Birisinin yüzde doksan dokuz ahbabı İstanbul'a gitmişler, güzelce yaşıyorlar. Yalnız bir tek burada kalmış, o dahi oraya gidecek. Bunun için şu adam İstanbul'a müştaktır, orayı düşünür. Ahbaba kavuşmak ister. Ne vakit ona denilse "Oraya git!", sevinip gülerek gider. İkinci adam ise yüzde doksan dokuz dostları buradan gitmişler. Bir kısmı mahvolmuşlar. Bir kısmı ne görür ne de görünür yerlere sokulmuşlar. Perişan olup gitmişler, zanneder. Şu bîçare adam ise bütün onlara bedel yalnız bir misafire ünsiyet edip teselli bulmak ister. Onunla o elîm âlâm-ı firakı kapamak ister. Ey nefis! Başta Habibullah, bütün ahbabın kabrin öbür tarafındadırlar. Burada kalan bir iki tane ise onlar da gidiyorlar. Ölümden ürküp kabirden korkup başını çevirme. Merdane kabre bak; dinle, ne talep eder. Erkekçesine ölümün yüzüne gül; bak, ne ister. Sakın gafil olup ikinci adama benzeme. Ey nefsim! Deme: "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle sarhoştur." Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor. Hem deme: "Ben de herkes gibiyim." Çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise kabrin öbür tarafında pek esassızdır.
1000k
11.22.63
Başarsalardı, tarih değişecekti ( 11.22.63 ) Resim çalışmalarına ağırlık veren Adolf Hitler, üç kez sınavlarına girdiği Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne kabul edilseydi, 2. Dünya Savaşı olmayabilirdi. Stalin, annesinin ısrarıyla yazdırıldığı Tiflis’teki dini okulda papaz olarak kalsaydı, 20. yüzyılın tarihi inanılmaz ölçüde değişebilirdi.
Tarih
1. Dünya Savaşı'nın ilk kurşunu
Ferdinand'a yönelik ilk suikast girişimini, Drveniya Köprüsü'ndeki gruptan Nedeljko Çubrinoviç yaptı. Çubrinoviç'in attığı el bombası, Ferdinand'ı taşıyan araçtan sekerek, bir arkasındaki aracın altında patladı. Patlamada araçta bulunan bir kişi yaralanırken, konvoy hızlıca Viyeçnitsa'ya hareket etti. Ferdinand, suikast girişiminin ardından, askeri hastaneye kaldırılan yaralıyı ziyaret etmek istese de dönemin Bosna Valisi Potiorek buna karşı çıktı. Kararında ısrarlı olan Ferdinand'ın protokol olmadan yaralıyı ziyaret etmesine karar verildi. Hastaneye doğru hareket eden Ferdinand ve eşini taşıyan araç, yol üzerindeki Latin Köprüsü'nün yanında duraklayınca, fırsatı kaçırmayan Princip, silahını ateşleyerek Ferdinand ve hamile olan eşi Sophie'yi öldürdü. Saraybosna'da ateşlenen silahın sesi, tüm dünyada duyulacaktı.
Tarih