Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Bence bir kız, annesini kaybetmeyi asla atlatamaz. Ben bir yetişkinim ve annemin ölmüş olması oldukça normal ve beklenen bir şey. Buna rağmen bazen kendimi kimsesiz hissediyorum.”
Çünkü tek bir düşünce, aklım da sürekli dönüp duruyordu: Annemi özlüyorum. Annemi özlüyorum. Onu çok özlüyorum. Burada olsaydı bana iyi uykular çayı getirir, yatağımın ucuna
otururdu. Başımı kucağına koyar, okşar ve Her şey yoluna girecek, Lara Jean, her şey yoluna girecek, diye fısıldardı. Ben de ona inanırdım çünkü söyledikleri her zaman çıkardı.
A h , anneciğim... Seni o kadar özlüyorum ki. Sana en çok ihtiyacım olduğu anda neden burada değilsin?
Biri uzun süre uzakta olduğunda başta söylemek istediğiniz her şeyi biriktirirsiniz. Her şeyi aklınızda tutmaya çalışırsınız. Ama bu bir avuç kumu elinizde tutmak gibidir: Ufak ufak
elinizden dökülür ve sonunda elinizde yalnızca hava ve iri taneler kalır. İşte bu yüzden her şeyi tutamazsınız. Çünkü sonunda birbirinizi gördüğünüzde yalnızca büyük şeylere odaklanırsınız ve küçük şeylerden bahsetme zahmetine girmezsiniz. Ama hayatı oluşturanlar aslında o küçük şeylerdir.