Unutmak, kişisel acılarımız için belki yaşama gücü verir ama toplumsal acılarda unutmak, ipimizi kendi elimizle cellâdımıza teslim etmekten başka bir anlam taşımaz.
Unutmadık ama kalbimiz neredeyse kurudu. Kalbimiz kurumadı ama aklımız zehirli bir yaraya döndü. Gövdemiz geçmişle geleceğin çarmıhında bir utanç fotoğrafı olarak asılı kaldı.
Bir cinneti yaşıyoruz ama bunu yüksek sesle söylemiyoruz. Basın teslim alındı. Ünüversite teslim alındı. Adalet teslim alındı. Eğitim teslim alındı. Siyaset teslim alındı. Sermaye teslim alındı. Halkın belkemiği bir kişinin diliyle dişi arasında, her gün bir yerinden kırılıyor.