Tüm dünyadan kopuk hayal aleminde üretmeyi öğrenememiş kişinin şuurlu bir iş yapamayacağını benimser.
Hangi alanda olursa olsun yeteneğini keşfedip onun peşinden giden kişi dünyada cenneti deneyimleyecektir.
Şüphesiz mutluluk ve tatmin birbirinden ayrılamaz iki kavramdır.
Üretmenin tatminine ulaşan kişi ise maddeye ait mutluluğu reddedip gerçek olana erişebilendır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Maddenin esiri olan insan, hayatını bir asalak gibi geçirmeye devam ederken üretmenin erdemini, bilmenin tatminini ama en önemlisi de kendini asla tanıyamadan bu dünyadan göçüp gidecektir.
Çünkü bir Müslümanın böyle yaşayacağından söz eder büyük usta. Şeklini değil ruhunu eğitmelidir en çok.
İçi dolu Başakların boynunu eğmesi gibi, bilgiyle doldukça tevazu ehli olur insan.
O zaman şekilden de münezzeh hale gelir.
Sahip olduğun hiçbir şeyin sahibi olmadığını bil ey insan!
Ağaçlar meyvelere sahip gibi görünür ama kendi meyvelerini yiyemezler.
Güneş kendisi için ısıtmaz, ay kendisi için parlamaz.
Kendine sakladığın her şeyin çürüdüğünü fark et. Paylaşmadığın bilgi, harcamadığın para, kendine benzettiğin tutsak bir eş ve sahibi olduğunu iddia ettiği her şey çürür ama bu öyle bir çürümedir ki kişinin ruhunu ele geçirmeden sona ermez.