İnsanlarla genelde o kadar ilgilenmeyiz ki, bize bunca acı ve mutluluk verebilme gücünü bir kişiye yüklediğimizde, o kişi başka bir dünyaya aitmiş gibi görünür gözümüze, bu şiirsellikle sarmalanır ve hayatımızı, kendisinin az çok yakınında bulunacağı, heyecan dolu bir akış haline getirir.
Dua, bir kabul çağrısıdır: Dua edenden, dua edilenden ve ihtimalden oluşan. Dua eden, önce kendini kabul etmiş, olumlamıştır. Duanın kabulü ise aslında bu kabulün kabulünden ibarettir.
Din insandan, insanı kendi türünün dışındakilerden ayıran özelliklerinin ötesine geçerek insanı insandan da ayıran özellikler geliştirmesini ister. Bunu, haddini zorlayarak/aşarak yapmasını ve yüksek kültürün ve yüksek ahlakın izinin sürüldüğü bir yaşam kurmasını ister.
İradenin bir daha geri gelmeyecek şekilde feda edildiği fanatizmin aksine İslam kelimesinin içerdiği teslimiyet, Özgür irade ile gerçekleştiği için değerlidir. Yok etmeye değil var kılmaya ayarlıdır.