Fatime Tülübaş

Fatime Tülübaş
SADECE VE SADECE KİTAP
Dostluk, erkeklerle kadınları umutsuz bir arzuyla birbirlerinin kollarına sürükleyen arzudan daha güçlüdür ve hayal kırıklığına muaftır, çünkü karşı taraftan hiçbir şey beklemez.
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnsan katanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine,kendi tabiatına katlanmak zorundadır; çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine, şahsi menfaatlerine ve açgözlülüğüne dair içgörü bir şey değiştirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız.Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız. İnsan ihanete, sadakatsizliğe katlanmak zorunda; ve son olarak, ki bu bütün görevlerin en zoru, birisinin karakter ya da zekâ yönünden kendisinden üstün olmasına da katlanmak zorunda.
Ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı: olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir.Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir
Alıntı
Kitaplar ve anılar üst üste yığılıp yoğunlaştı. Her kitapta bir hakikat kırıntısı vardı ve her anı bir kırıntıya, insanın ilişkilerinin gerçek doğasına boşuna öğrendiği, bu tür bilgilerin onu daha bilge kılmadığı cevabını veriyordu.
Dostluk daha ziyade bir görev olarak tasavvur edilir. Tıpkı âşık gibi dost da duyguları için mükafat beklemez. Karşı görev talep etmez, dost seçtiği insanı görür ama bir yanılsamanın ışığında değil, onun hatalarını görür ve onu kabul eder; bütün sonuçları ile birlikte. İdea budur. böyle bir iddia olmasaydı yaşamaya, insan olmaya değer miydi?
Alıntı