Hafıza yalan söyler, kendisine özgü oyunlar oynar, bir görüntüyü doğru mu yalan mı belli olmayan bir diğerinin üstüne kapatır, zaman içinde bu iki katman ortadan kaybolur, duman gibi bir şey olur.
Mutluluğun o tekdüzelikte nasıl gizlendiğini, günlük koşturmacanın içinde nasıl durduğunu görüyor, mutluluk sanki görülmemesi gereken bir şeymiş gibi, sanki geçmişten gelene kadar duyulamayacak bir notaymış gibi.
Türklerin Yaratılış Destani'na göre Tanrı Karahan, kendine benzer olarak kişiyi (insanı) yaratmış, onunla birlikte 'uçmak'ta bulunmuş, ancak kişi, bunun değerini bilmeyip de Tanrı'yla rekabet edince, Tanrı Karahan da onu, kendi yerini bilmesi, kendi kendini tanıması ve bilmesi için uçmaktan engin suların en dibine göndermiştir. Çünkü kişi, uçmakta iken kendi varlığının yetersizliğini bilmemiş ve Tanrı'yla aşık atmaya kalkışmıştır. Tanrı, suda arınan ve kendine gelen, ne olduğunu anlayan kişiyi sonra yeryüzüne çıkarmıştır. İnsan, yeryüzünde yaşamaya başlamış ve düşünen varlık olarak kültür ve medeniyeti kurmuştur.
Bilge Kültür Sanat Yayınları 2.Basım Ocak 2024·Kitabı okudu
Gök tanrısı, insanı eşiyle birlikte balçıktan, kendi suretinde meydana getirmiştir. Aralarındaki fark ise insanın ölümlü oluşudur. Akıl, insana Gök tanrısının bir bağışıdır; insan aklı ile medeniyeti meydana getirir, Kültür ve medeniyet meydana getiremeyen insan, sadece görüntü olarak insan olan bir canlı yaratıktır, gerçekte ise insan değildir. Bu yaratığa kültür ve medeniyet yoluyla eğitim verilerek insana dönüştürülür.
Bilge Kültür Sanat Yayınları 2.Basım Ocak 2024·Kitabı okudu