Düşsel planda kadın son derece önemlidir; gerçek yaşamda ise tümüyle önemsiz. Şiiri bir baştan öbür başa kaplar; tarihte hiç görülmez. Kurmaca yazında kralların ve fatihlerin yaşamlarına hükmeder; gerçek yaşamda ailesinin parmağına bir yüzük geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesidir. Kurmaca yazında en esin dolu sözler, en derin düşünceler onun dudaklarından dökülür; günlük yaşamda hemen hemen hiç okuyup yazamaz ve kocasının malıdır.
Kadınlar yüzyıllardır, erkek görüntüsünü gerçek boyutlarının iki katında gösterebilen enfes bir gūce sahip būyülü birer ayna görevini yerine getirmişlerdi. Bu güç olmasaydı, belki de dünya hala bataklıktan ve sık ormanlardan ibaret olurdu. Savaşlarımızın parlak zaferleri bilinmezdi.
Kişinin yalnızca okuyup, izleyip, dinleyip, anımsaması yeterli. Ama neden"suç" diyoruz? Bunlar birer hayalse, neden, hayallerin yerine gerçeği koyan felaketi-ne olursa olsun- yüceltmiyoruz?