Fatime Tülübaş

Avrupa'da adi sayılan bir Frenk, doğuda güçlü ve zaman adamı kesilir. Ne yeteneğinin, ne sermayesinin azlığına bakmayarak her işe girişir. Doğu, Avrupalıların gözünde işlenmemiş toprak zenginliği, doğal defineleri kadar ahalisinin cahilliği ve tembelliği ile de tanınmıştır.
Sayfa 263 - Özgür Yayınları 11.Basım Nisan 2005·Kitabı okudu
Reklam
Namusu siz manda, deve gibi bir gibi boynuzlu, hörgüçlü, hortumlu, iri kıyım, oynar,sıçrar, çifte atar bir yaratık mı sanıyorsunuz?... Hayır, Hayır... Namus bu kadar Madde halinde göze çarpan bir şey olsaydı çok kimsenin foyası meydana çıkardı. Namus cismi olmayan bir isimdir. Çoğu zaman bazı kimselerde varlığı bile zor fark edilir. Ama bilene göre bunun bir sınırı vardır. Herkes kendine göre yorumlayamaz.
Sayfa 217 - Özgür Yayınları 11.Basım Nisan 2005·Kitabı okudu
Dünyada her şey bir ibret örneği, sanat dersidir. Ama ibret almayı bilmeli. Binlerle lira değer biçilen, ustalıkla yapılmış bir tablo nedir? Bir levha, bir tabiat köşesinin ustaca taklidi değil midir? Demek ki gerçek bir kader cilvesi için yaratılmış şeylerin en küçük zerresi bir tablo, tabiatın her köşesi güzel sanatlara bir kaynak, konu olmak güzelliğine ulaşmış bir edebiyat, bilgi ve hüner gömülü yerdir. Bu tiyatrolar dramlar, komediler, sinematograflar, sessiz ve kelimeli oyunların hepsi tabiatın bir köşesinden, genel hayatın olayları arasından seçilip kopya edilmiş birer parça değil midir? Gerçek sanatçıların azlığından dolayı çoğu şüpheli, donuk ustalıklarla meydana getirilen bu kopya resimleri, bu taklitleri görmek için giriş ücreti vererek birkaç saat penceresiz yapılar içinde hapsedilmeye katlanıyoruz da gözlerimizin seyredişine her an açık bulunan bu koca tabiat alanındaki içten belirisleri seyretmeyi, asıl bundan ibret almayı niçin bilmiyoruz.
Sayfa 200 - Özgür Yayınları 11.Basım Nisan 2005·Kitabı okudu
1000Kitap
En büyük ustamız tabiat. öğrenme ve çalışma kitabımız gene tabiattir. Her varlık, tabiatin manalı satırlarıyla dolu birer ezeli sayfadır. Ama içindeki maddeler her zaman açık, belli değildir. Bunu her göz göremez. Herkes okuyamaz. Insan yaradılışının, çevrenin, bilgi öğrenmenin yardımıyla açılır. Doğustan görmeyerek dünyaya gelmiş ne kadar körler de vardır. Bilgin, cahil, genç, ihtiyar, hepimiz bu bakar gözlerimizle her gün ne büyük gerçekleri çiğneyip geçiyoruz.
Sayfa 200 - Özgür Yayınları 11.Basım Nisan 2005·Kitabı okudu
Alıntı
Züğürtler için, sonsuz hayal kurma kadar neşelendirici güzel gezi yeri mi olur? Hayal kurma, o sermayesi olmayan zenginlik, yokluk içinde o varlıktır ki, hayal gücü ve yaratma gücü geniş olan kimselere şu madde dünyasında olanaksız sayılan ne cennetler, ne bedava mutluluklar lütfeder. Her gerçeğin sonu hayal değil midir? Her zaman biri, öbürünün peşinden gelen bu iki kelime arasında avunanlar, akıllı kimseler sayılır.
Sayfa 189 - Özgür Yayınları 11.Basım Nisan 2005·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam