Fatime Tülübaş

Bugün en medeni ve ileri milletlerin yönetimleri altına toplanmış insanlar hala iki kısımdır: hakim ve mahkum. Işte kanunlar da bu esasa göre yapılır. Ahlak kitapları da bu maksat gözetilerek yazılır. Ve böyle olması da insan kitlelerinin şimdiki bilgi ve eğitimlerine göre zorunlu gibidir.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Toplumsal bilimler namına ortada henüz pek çok aldatıcı kuram dolaşıp duruyor. Medeniyet pırıltılarıyla gözlerimizi kamaştıran en büyük zannettiğimiz milletlerde bile "eşitlik, adalet, kardeşlik" üç temel ayağı üzerine kurulmuş görülen insan hakları zırhının pek yufka, adeta açık kalmış yerleri, iyileşme çağrısı keşfedilmemiş acı veren yaraları vardır.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Alıntı
Mezar taşlarına, altlarında yatanların kimliklerini anlatan yazılar kazımışlar... Fakat bu âdet ölenlerin, yok olmuş varlıklarından daima bir şey kaldığını dirilere göstermek için bir avutma yolundan başka bir şey değil.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Alıntı
Dünyada her şeyin bir sınırı olduğu gibi garipliğin de bir derecesi vardır.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Alıntı
İşte Avrupalı gelir, Türk'ün ruhunu bu çöplükte arar ve hakkımızdaki korkunç hükmünü verir. Çünkü Avrupa'da bir demiryolu makasçısının bahçesi, Fatih'in heybetli maneviyatının uyuduğu bu yerlerden daha temiz ve hoştur.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Alıntı