Fatma Görüş

Geçmişte işçi sınıfına göre daha derli toplu görünen, iyi giyimli kimselerin zekânın iktidarına ve güzelliği takdir gücüne sahip olduğunu sanmakla ne büyük aptallık etmişti. Kültürün giyimle atbaşı gittiğini, üniversite eğitimiyle derin bilginin aynı şeyler olduğuna inanarak nasıl da kendini kandırmıştı.
Sayfa 295·Kitabı okudu
Reklam
Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü. Kendini bulduğu her yere uyum sağlamış, işte ve eğlencede iyi olması sebebiyle hakları için savaşma ve karşısındakinde saygı uyandırma isteği ve yeteneği sayesinde her zaman ve her yerde sevilen biri olmuştu. Ama hiçbir yere kök salamamıştı. Etraftakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olamamıştı. Her zaman bir huzursuzluk hissi ile altüst olmuş, daima ötelerden gelen bir çağrıyı duymuş...
Sayfa 276·Kitabı okudu
Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olmaz, mesela
Sayfa 121·Kitabı okudu
Bir hafta önce okumuş olsaydı, üstünde hiç durmadan geçip gideceği bir dize vardı: "Tanrı'nın çılgın aşığı, bir buseye feda eder hayatını"
Sayfa 70·Kitabı okudu
Aklı da nadasa bırakılmış toprak gibiydi. Kitaplardaki soyut düşünceler açısından bütün hayatı boyunca süren bir nadastı bu, ama artık ekim yapmanın vakti gelmişti. Daha önce hiç çalışmadığı için yorulmak nedir bilmeyen zihni, şimdi kitaplardaki en küçük bilgi kırıntısını bile sünger gibi emiyordu.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Reklam