Yaşam bir sis gibi çökerken omuzlarıma, içimde kıvrılan bir sancı gibi büyüyor zaman. Her adımda toprağın altında biriken sessizlik gibi ağırlaşıyor kalbim, ne yana baksam gözbebeklerime saplanan bir hatıra, içime çöken bir gölge oluyor. Ne rüzgar serinletiyor artık içimi, ne güneşin ışığı dokunuyor ruhuma. Her sabah bir külfetle doğuyor, her gece bir veda gibi sönüyor içimde. Yüzüme değen her damla, gökyüzünden değil, içimde birikmiş acının buharı gibi. İnsan bazen bir mezar taşına dönüşüyor yaşarken, üzerinde adı değil, sessizliği yazıyor. Ve dünya… içinden geçilmeyen bir yol değil, içinden çıkılamayan bir yük gibi, sırtımda kambur, içimde yankı, her şeyin ağırlığı benliğime sinmiş bir keder.
Fuat SÜRMELİ