Yazımızı “çağdaş derviş” Nurettin Topçu’nun bir yazısıyla bitirelim:
“Bunlar cam arkasından sakal öperek hırka takdis etmede dindarlık var sandılar.
İnsanın nefesinden şifa umdular.
Medeni nikâhı eksik bulup imam nikâhında keramet aradılar.
Tespih sayısında hikmet buldular.
Günahları rakamlarla ölçtüler.
Duaları sesli yaptılar.
Merasimle ruhlarını tatmin ettiler.
Böylelikle eşyanın hayatına sayıları tatbik etmekle muazzam bir dini matematik sistemi meydana çıktı.
Bu matematiğe sadakat imanın şartı oldu.
Dinden bütün ruh sıyrılarak kendisiyle hiç alakası kalmayan bir iskelete iman adı verildi.”