1. Nazım Hikmet
Aziz Nesin'den sonra dünyada en çok tanınan Türk yazarı olan Nazım Hikmet, yalnızca bir şair değil, aynı zamanda Türk solunun ve edebiyatının temel direklerinden biridir. Onun etkisi kuşaklar boyunca sürmüş, mirası sadece dizelerinde değil, dokunduğu yaşamların dokusunda da var olmuştur. Fikirleri yüzünden ömrünün önemli bir bölümünü hapishanelerde geçirmesi, onun ve takipçisi olan sol aydınların ortak kaderi olmuştur.
Ancak zindanlar, onun için bir son değil, bir okul olmuştur. Nazım'ın mirası, Orhan Kemal'in Bursa Cezaevi'ndeki üniversitesinden mezun olup romancı kimliğini bulmasında, sayısız aydının onun eserleri ve sarsılmaz duruşuyla kendi yolunu çizmesinde yaşar. Onun mirası, yalnızca ölümsüz şiirleri değil, aynı zamanda aydınlar üzerindeki dönüştürücü gücü ve onlara aşıladığı direniş ruhudur.
Nazım Hikmet'in açtığı yolda yürüyen bir başka dev, mizahı ve aklıyla topluma ayna tutan Aziz Nesin'di.
2. Aziz Nesin
Aziz Nesin, sadece keskin mizahıyla değil, aynı zamanda bir düşünür, eğitimci ve devrimci kimliğiyle Türkiye'nin aydınlanma tarihinde silinmez bir iz bırakmıştır. Onun yaşamı ve mücadelesi, üç temel nitelik etrafında şekillenir:
Ahlaki Duruşu ve Tutumluluğu: İsrafa, vasatlığa ve banalliğe karşı ahlaki bir öfke duyardı. Bu duruşu, gündelik hayatının en küçük detaylarına bile yansırdı. Soner Yalçın'ın aktardığı bir anı, onun bu karakterini özetler niteliktedir:
Entelektüel Cesareti: Zindanlara, sürgünlere, işsizliğe ve ölüm tehditlerine rağmen mücadelesinden asla taviz vermeyen, güç dönemlerin cesur devrimcisi idi. Tutarlılık ve kararlılıkla sürdürdüğü yaşamı, aydın sorumluluğunun canlı bir anıtı olmuştur.
Hümanist Eğitimciliği: Eserlerinden kazandığı her şeyi, öğrenim olanağından yoksun çocuklar için kurduğu