Levent Kırca

Levent Kırca

Yazar
9.7/10
6 Kişi
·
12
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.226
Gösterim
Adı:
Levent Kırca
Unvan:
Türk Komedyen, Tiyatro Sinema Oyuncusu, Aydınlık Gazetesi Yazarı ve İşçi Partisi'nin Merkez Yürütme Kurulu Üyesi
Doğum:
Ladik, Samsun, 28 Eylül 1950
Ölüm:
İstanbul, 12 Ekim 2015
İlk kez 1964'te Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Ankara Birlik Sahnesi ve Halk Oyuncuları'nda çalıştı. Nasreddin Hoca Oyun Treni, Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?, Bu Oyun Nasıl Oynanmalı?, Sağlık Olsun!, Ne Olur Ne Olmaz gibi televizyon dizilerinin yapımcılığını üstlendi.

1978'de Altınşehir adlı filmle sinemaya geçti. Ne Olacak Şimdi? ve Mavi Muammer adlı filmlerde oynadı. Hodri Meydan Topluluğu adlı Tiyatro Grubu'nu kurdu. Eski eşi Oya Başar ile birlikte Güzel ve Çirkin ve Sefiller adlı oyunları sergiledi. Üç Baba Hasan, Kadıncıklar adlı oyunları sergiledi. 1988'de başlayıp 22 yıl süren Olacak O Kadar adlı televizyon programını hazırladı. İlk sinema yönetmenlik denemesini Son adlı filmle yaptı. Daha sonra Şeytan Bunun Neresinde adlı filmi yönetti.

1998 yılında Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Sanatçının ikisi ilk eşinden, ikisi de Oya Başar'dan olan 4 çocuğu bulunuyor.

Saint Petersburg Bal Mumu Heykelleri Müzesi'nde heykeli olan nadir Türk sanatçılardandır. 2011 yılında Karımın Dediği Dedik Çaldığı Kontrbas isimlikomedi dizisine başlamıştır, fakat reyting alamadığından dolayı dizi dört bölüm sürmüş ve bitmiştir. 1 Mart 2011 tarihinden itibaren yayın hayatına günlük gazete olarak devam eden Aydınlık Gazetesi'nin yazarlığı yapmıştır.

12 Ekim 2015 tarihinde karaciğer kanseri sebebiyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir.

Oyunculuk dışı kariyeri

Levent Kırca Mart 2009 Belediye Seçimleri için Demokratik Sol Parti'den Üsküdar Belediye Başkanlığı için aday olmuştur; fakat 4'üncü sırayı alarak kazanamamıştır.

2011'den beri Aydınlık gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

2013 yılının Ocak ayında ise Ulusal Kanal genel müdürlüğü görevini üstlenmiştir.
''Dik durun..
Adil olun, sabırlı olun,
Daha iyi bir dünyada
görüşmek ümidiyle
Atatürk'le kalın,
Cumhuriyet'le kalın,
Hoşça kalın!''

dedi ve aramızdan ayrıldı. Nur içinde yatsın..
Tek bir not aktaracağım size:
Sekreteri yanımıza geldi, "Efendim," dedi Özal'a, "Genelkurmay Başkanımız arıyorlar ... " Özal'ın cevabı şuydu: "Sonra arasınlar. Şimdi bir sanatçıyla, Levent'le kahvaltı yapıyorum."
Kumkapı'da çadır kurmuşum "Gereği Düşünüldü" müzikalini oynuyorum. Çadır aşın kar yüküne dayanamayıp kısmen çöktü. Kısa bir süre içinde onarmam gerekiyordu. Yeterli ekonomik güce sahip değildim. Aklıma Başbakan' dan yardım istemek geldi. Başbakan, Süleyman Demirel'di. Randevu aldım, gittim yanına. Sıcak karşıladı beni. Durumu anlattım kendisine, "böyleyken böyle," dedim. "Onarımı gerçekleştirip tekrar perdemi açabilmem için paraya ihtiyacım var. Bunu bir bankadan kredi olarak almak istiyorum, bana yardımcı olabilir misiniz? .. " Biraz düşündü. Sağa sola gerdan kırdı. Alt dudağını düşürdü ve başladı yayık yayık konuşmaya. "Bu kredi sana çok pahalıya mal olur. Ödeyemezsin, belin bükülür. Gel şöyle yapalım; parayı sana ben vereyim. Geri ödemen de gerekmez. (Bundan 20 yıl önceki bir paradan söz ediyoruz. Miktar 200 milyar T L) Sevdiğim bir sanatçısın. Sana katkıda bulunmak beni de mutlu eder." Daha ben cevabımı vermeden yanı başındaki telefonu kaldırdı ve özel kalem müdürüne "Bana çek defterimi getir," dedi. Odada sessiz bir beklemedeyiz ikimiz. Gözlerini devire devire beni izliyor, ben de henüz soğumamış çayımı haşlana haşlana yudumlamaya çalışıyorum. Teklif ettiği parayı ondan kabul edip almam mümkün değil. Ne var ki, bu "nazik" teklifi onu kırmadan nasıl geri çevireceğim? .. Az sonra çek defteri ulaşıp kendisine. Tam çeki yazacak, "Efendim," dedim. "Eğer yanlış anlayıp darılmazsanız, ben teklif ettiğiniz ve geri almayacağınızı söylediğiniz bu parayı sizden alamam. Özür diliyorum ama bunu yapamam." Alt dudağı daha da düştü çenesine, gözleri büyüdü. Başı geri gitti. Gerdanı bir iken iki oldu. Şu soruyu sordu: "Niye almıyormuşsun, sebep ne? .. " Cevabım hazırdı, "Ben sizin partiliniz değilim. Görüşlerimiz farklı. Hem bu parayı alacak olursam, sizi özgürce eleştiremem." O da bana "Sen beni bugüne kadar çok eleştirdin. Sana bir şey diyen oldu mu? Senin görüşüne karışık mı? Git yine bildiğini yap. Ben sana ve senin gibilere rağmen başbakanım. Bu parayı almazsan enayilik etmiş olursun," dedi. "Beni bağışlayın ama bu parayı alamam," dedim. "İkimizden başkası bilmeyecek," dedi. "Özür dilerim, alamam ... "
Bu son sözümdü. Almadım parayı. Beni konutun kapısına kadar uğurlarken çek defteri hala elindeydi. Birkaç gün sonra kardeşi Haa Ali Demirel aradı. Hacı'yı önceden tanırdım. Demirel ona; "Yahu, bu Levent Kırca nasıl bir adam, kendisine bir çuval para teklif ettim kabul etmedi. İlk kez böyle bir şeye tanık oluyorum. Beni bu konuda kimse reddetmemişti," demiş. Hacı Ali Demirel ise "Sen onu tanımazsın, O, işte öyle bir adamdır," demiş.
Daha sonraki yıllarda, Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı oldu ve benden ilgisini hiç eksik etmedi. Yakın takipçimdi. İrili ufaklı pek çok işimin hallinde, bana fark ettirmeden yardıma oldu. Aramızda hiç para sözü geçmedi.
196 syf.
·Beğendi·10/10
Vay be. Levent Kırca. Büyük üstad. Eserlerinin bizim sitemizde bu derece yalnız bırakmasına çok içerlendim. Biliniz ki taraması hazır ve isteyenin Mail adresini atmasıyla hemen kendisine göndereceğim bu eseri. Levent Kırca deyince herkes biraz durup düşünüyor. Şöyleydi, böyleydi diye. Bir şeylerin hesabını sormak bizim işimiz mi yoksa bizi yaratanın mı, diye sorarlar adama. Dilediği kadar karşıt görüş olalım ona olan saygı ve sevgim, muhabbetim ve bir Kadıköy anım asla bitmeyecek. Sen hep bizi güldürdün ya Allah da seni güldürsün. Ölünün arkasından kötü konuşmak bizde yok. Neyse, sana olan sevgim ve anılarım bitmez usta, biz kitabımıza geçelim.
Geçemiyorum, geçemiyorum… Dünyaca ünlü Saint Petersburg Balmumu Müzesinde heykeli bulunan Nadir Türklerden birisi olduğunu belirtmeden nasıl geçeyim ki? Müzeyi de en azından internette gezinmenizi tavsiye ederim, hani kimler var diye merak ederseniz.
Bir gün Küçükçiftlik Parkı Çadırında ‘Sefiller’ adlı romanın tiyatrosunun oynanmasına karar verilir. Tekin Siper vardır, Olacak O Kadar’ın ilk sezonlarında onu oldukça güzel rollerde görüp seyrederiz, bıyıklı bir abimizdir. Rolünü oynarken yavaş yavaş durgunlaşmaya başlar Tekin Abi. Üstelik konuşma rolünden sonra ufaktan şarkıya da girmesi gerekmektedir ama Tekin Abi sürekli yavaşlar. Bir türlü giremez şarkıya. Ardından sahneye uzanır Tekin Abi. Sorar Levent Kırca ‘Aranızda doktor var mı’ diye, 2 kişi koşar gelir hemen. Sonradan anlaşılır ki Tekin abi bir kalp krizi geçirmiş ve sahnede, oyun esnasında vefat etmiştir.
Bir Levent Kırca geçti gönlümüzden diyerek son vereceğim yazıma. Kitaptan çok bahsetmediğimi biliyorum ama çıkıp da Levent Kırca’nın bahsedebileceği, dalga geçeceği ve gönderme yapacağı konuları bilmezden geleceklere -50 yıllık meslek hayatıyla kendini öğretemediyse ben napayım- çok da bir şey söyleyemeyeceğim. Yanlış bir lafım olduysa affınıza sığınıyor, keyifli okumalar diliyorum.
NOT: Hiçbir koşulda mevcut hükumet ve siyasileri eleştirmemenizi tavsiye eder, Silivri’ye Balkanlardan gelen hava dalgalarının oldukça soğuk estiğini belirtmek isterim..
94 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Levent Kırca'nın köşe yazılarından oluşmuş bir kitap. Kitapta gündemimize dair her zaman alışık olduğumuz içten ve dürüst bakışı ile bol bol haşlamalar taşlamalar, azar azar sataşmalar var. :) Bir çırpıda okunan keyifli çerez kitaplardan.
196 syf.
·3 günde·9/10
Bazı yazılarını köşesinde okumuştum. Esprili bir dille anılarına ve politik eleştirilerine yer vermiş. Okurken de bazı noktalarda düşünmeden edemedim. Üslubu çok akıcıydı.
196 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Çocukluğumun , gençliğimin komedi sanatçısı. Onu seyrederken günlük problemlerimize gülümseyerek bakardık. Hakikaten ya dedirtirdi bize. Olacak o kadar başlayacağı zaman işi gücü bırakır başına otururduk. Yıllarca böyle oldu bu. Ta ki susturuluncaya artık eleştiri suç oluncaya kadar. Eleştiri suç olduktan sonra günlük problemleri en acı haliyle görüyoruz artık. Gülümseyemiyoruz onlara. Toprağın bol olsun ruhun şad olsun ey büyük usta. Bu kitabında da işte tam da bu sorunlarını yazmış usta. Öleli 3 seneden fazla oldu. Hala değişen bir şey yok.
196 syf.
·Beğendi·10/10
sanatçının anılarını , politik eleştirilerini içeren güzel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Levent Kırca
Unvan:
Türk Komedyen, Tiyatro Sinema Oyuncusu, Aydınlık Gazetesi Yazarı ve İşçi Partisi'nin Merkez Yürütme Kurulu Üyesi
Doğum:
Ladik, Samsun, 28 Eylül 1950
Ölüm:
İstanbul, 12 Ekim 2015
İlk kez 1964'te Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Ankara Birlik Sahnesi ve Halk Oyuncuları'nda çalıştı. Nasreddin Hoca Oyun Treni, Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?, Bu Oyun Nasıl Oynanmalı?, Sağlık Olsun!, Ne Olur Ne Olmaz gibi televizyon dizilerinin yapımcılığını üstlendi.

1978'de Altınşehir adlı filmle sinemaya geçti. Ne Olacak Şimdi? ve Mavi Muammer adlı filmlerde oynadı. Hodri Meydan Topluluğu adlı Tiyatro Grubu'nu kurdu. Eski eşi Oya Başar ile birlikte Güzel ve Çirkin ve Sefiller adlı oyunları sergiledi. Üç Baba Hasan, Kadıncıklar adlı oyunları sergiledi. 1988'de başlayıp 22 yıl süren Olacak O Kadar adlı televizyon programını hazırladı. İlk sinema yönetmenlik denemesini Son adlı filmle yaptı. Daha sonra Şeytan Bunun Neresinde adlı filmi yönetti.

1998 yılında Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Sanatçının ikisi ilk eşinden, ikisi de Oya Başar'dan olan 4 çocuğu bulunuyor.

Saint Petersburg Bal Mumu Heykelleri Müzesi'nde heykeli olan nadir Türk sanatçılardandır. 2011 yılında Karımın Dediği Dedik Çaldığı Kontrbas isimlikomedi dizisine başlamıştır, fakat reyting alamadığından dolayı dizi dört bölüm sürmüş ve bitmiştir. 1 Mart 2011 tarihinden itibaren yayın hayatına günlük gazete olarak devam eden Aydınlık Gazetesi'nin yazarlığı yapmıştır.

12 Ekim 2015 tarihinde karaciğer kanseri sebebiyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir.

Oyunculuk dışı kariyeri

Levent Kırca Mart 2009 Belediye Seçimleri için Demokratik Sol Parti'den Üsküdar Belediye Başkanlığı için aday olmuştur; fakat 4'üncü sırayı alarak kazanamamıştır.

2011'den beri Aydınlık gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

2013 yılının Ocak ayında ise Ulusal Kanal genel müdürlüğü görevini üstlenmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 12 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.