Ahmed Arif

Ahmed Arif

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.8
10,3bin Kişi
okuyor-dolu
43,4bin
Okunma
v3_begen_dolu
7,5bin
Beğeni
goz
152bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Tam adı
Ahmet Hamdi Önal
Unvan
Şair ve Gazeteci
Doğum
Diyarbakır, Türkiye, 21 Nisan 1927
Ölüm
Ankara, Türkiye, 2 Haziran 1991
Yaşamı
21 Nisan 1927'te Diyarbakır'ın Hançepek semtindeki Yağcı Sokak 7 no'lu evde dünyaya geldi. Babası Rumeli'den Kerkük'e görevli gelmiş bir Türk aileye mensup gelen ve o yıllarda Osmanlı Devleti hizmetinde memur olarak çalışan Arif Hikmet, annesi Sare Hanım ise devrin ulemasından Şeyh Abdülkadir Cibrali'nin kızı olan Erbilli bir Kürt'tür. Sekiz kardeşin en küçüğü idi. Asıl adı Ahmet Hamdi Önal'dır. "Ahmed Hamdi" dedesinin adı; yazın hayatında kullandığı "Ahmed Arif" ismindeki "Arif" ise babasının ön adıdır. Babası Arif Bey sivil hayatta en son Siverek'te nahiye müdürlüğü görevinde bulundu. Çocukluk yılları Siverek ile babasının vekaleten kaymakamlık görevinde bulunduğu Harran'da geçti. Siverek'te o sıralarda şehirde ağırlıklı olarak konuşulan dil olduğu için Zazaca'yı, Karakeçi'de çoğunlukla Kürt aşiretleri olduğu için Kürtçe'yi, Harran'da Arapça'yı öğrendi. Annesini 1929 yılında kaybetti. Onu, üvey annesi Arif Hanım büyüttü. İlkokulu Siverek'te, ortaokulu Urfa'daki ablasının yanında okudu. Lise öğrenimine parasız yatılı öğrenci olarak Afyon Lisesi'nde devam etti. Bu okulda edebiyat bilgisini artırmak için iyi bir ortam buldu. Afyon Lisesi’nde öğrenciyken yazdığı şiirlerin ilki, Afyon Halkevi dergisi Taşpınar’ın Kasım 1942 tarihli 94'üncü sayısında yayınlandı. 1943 yılında liseden mezun oldu. Liseyi bitirdikten sonra bir süre Uşak'ta ağabeyi Muhammed Necati'nin yanında kaldı. Babasının emekli olup Diyarbakır'a yerleşmesi üzerine Diyarbakır'a gitti. Ardından askere giden Ahmed Arif, Riva'da yedek subay olarak yaptığı askerlikten 11 Mart 1947'de terhis oldu. Yükseköğrenimi için Ankara'ya gitti. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi felsefe bölümüne kaydoldu, ancak mezun olmadı. Faruk Nafiz, Ahmed Muhip, Ahmed Hamdi, Cahit Külebi, Behçet Necatigil gibi o dönemin ünlü şairlerinin etkisinde şiirler yazdı. İnkılapçı Gençlik ve Meydan dergilerinde yazdığı şiirlerle adını duyurdu. Özgün şiirsel yapısını yansıtan şiirleri 1948’de yayımlatmaya başladı. Attilâ İlhan’ın düzenlediği ve Varlık dergisinin yayımladığı Şiirler-1948 adlı antolojide yer alan Rüstemo başlıklı şiiri ilk şiiri kabul edilir. 1948 yılında Dışişleri Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazandı; ancak yurtdışında gönderileceği sırada Palmiro olarak bilinen bir şiiri nedeniyle gözaltına alındı. İtalyan komünist önder Palmiro Togliatti'nin öldürülmesi üzerine yazdığı, henüz ham durumdaki bu şiirin müsveddeleri çalınıp çoğaltılması ve nüshaların bir arkadaşının evinde bulunması; kimi arkadaşlarının yargılanmasına, Ahmed Arif'in ise karakolda ifade verip serbest bırakılmasına neden olmuştu. Ahmed Arif, bu gözaltı nedeniyle işe alınmayınca Danıştay'a başvurdu ve Merkez Bankası'nda bir işe yerleştirildi. Bir yandan memuriyete, diğer yandan da eğitimine devam etti. Şair, 1950 yılında Hürriyet gazetesinde okuduğu bir röportaj ile 1943'te Van'da gerçekleşen ve tarihe Muğlalı Olayı olarak geçen olayı öğrenince, bu olayı konu edinen bir şiiri yazdı. Bir ağıt olarak tasarladığı, hiçbir zaman yayımlamayı düşünmediği 33 Kurşun başlıklı şiir, çok kısa zaman içerisinde elden ele dolaşarak çok bilinen bir şiir halline geldi. 1950’de Türk Ceza Kanunu'nun 141'inci maddesine aykırı davranmak savıyla, 1952’de gizli örgüt kurma savıyla iki kez tutuklandı. Tutukluluğu sırasında Ankara'dan İstanbul'a götürüldü ve Sanasaryan Han'da işkenceye maruz kaldı. 38 aylık tutuklu kaldıktan sonra yapılan yargılama sonunda iki yıl hapis ve sekiz ay Urfa’da gözetim altında tutulma cezası verildi. Bu cezayı yargılanmadan önce fazlasıyla çektiği için 7 Ekim 1954'te tahliye edildi. Sekiz ay kamu gözetimi altında tutulma cezasının Urfa yerine Diyarbakır olarak değiştirilmesini sağlayarak kız kardeşinin öğretmenlik yaptığı Diyarbakır'a gitti, bir tuğla ve kiremit fabrikasında katip olarak çalıştı. Kamu gözetimi cezasını tamamladıktan sonra Ankara'ya döndü. 1954-1959 arasında platonik aşkı Leyla Erbil'e mektuplar yazdı. Yükseköğrenimini tamamlama imkanı bulamayan Ahmed Arif, 1956’dan itibaren Medeniyet, Öncü ve son olarak da Halkçı gazetelerinde redaktör olarak çalıştı. 1967 yılında Ankara'da tanıştığı Aynur Hanım'la evlendi, 1972 yılında oğlu Filinta dünyaya geldi. Uzun süre TKP Ankara il komitesi için çalıştı. 1960'larda Fikret Otyam'ın röportajlarına Ahmet Arif’in şiirlerinden bölümler eklemesiyle ünü yayıldı. Şiirlerinin toplandığı tek kitabı Hasretinden Prangalar Eskittim 1968'de yayımlandı. Şairin tek kitabı olan bu eser, çok yoğun bir ilgiyle karşılandı; altmıştan fazla basımı yapılarak Türkiye'de en çok baskısı yapılan şiir kitapları arasına girdi. Ahmet Kaya, Cem Karaca gibi sanatçılarca birçok şiiri bestelendi. Hasretinden Prangalar Eskittim'den sonra hiç şiir yayımlamadı, hatta yazmadı. Ahmed Arif, 1977 yılında gazetecilikten emekli olduktan sonra yaşamını Ankara'da sürdürdü. Cemal Süreya, Canip Yıldırım, Cemalettin Ünlü, Muzaffer Erdost, Nedret Gürcan, Adnan Binyazar ve aile yakınları dışında kimse ile görüşmedi. Ölümünden kısa süre önce yakınlarına, ikinci bir kitap basımı için şiirlerinin hazır olduğunu, İstanbul'a giderek dikte ettireceğini ve yeni kitabının basılacağını söylediği bilinir. Fakat bu gerçekleşemedi. Yıllar boyu gazete ya da dergilere demeç vermeyen, açıklama bulunmayan Ahmet Arif, 1989'da şair ve gazeteci Refik Durbaş ile mülakat yaptı. Bu söyleşi, önce Cumhuriyet gazetesinde yayımlandı, sonra kitap haline geldi. Daha önce ikinci şiir kitabının adı olacağını duyurduğu Kalbim Dinamit Kuyusu, bu söyleşi kitabının adı oldu. Şair, Ankara'daki evinde 2 Haziran 1991 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Ahmed Arif’in Cemal Süreya’ya yazdığı mektuplar, 1992 yılında kitap olarak yayımlandı. Şairin, Hasretinden Prangalar Eskittim'e almadığı şiirleri, 2003 yılında Yurdum Benim Şahdamarım başlıklı kitapta toplandı. Leyla Erbil'e yazdığı aşk mektupları, 2013 yılında Leylim Leylim başlığıyla kitaplaştırıldı. Edebi Eleştiri Ahmet Oktay'ın Karanfil ve Pranga (Istanbul: Metis Yayınları, 1990) adlı çalışması Ahmed Arif şiiri üzerine yapılmış en detaylı çalışma olarak kabul edilir. Ayrıca, Muzaffer İlhan Erdost'un 'Üç Şair' adlı kitabında da, Ahmed Arif şiirinin yorum ve çözümlemeleri bulunmaktadır. Adiloş Bebe adlı şiiri Cem Karaca , Moğollar ve Grup Kızılırmak tarafından şarkı yapılmıştır. Şiir kitapları Hasretinden Prangalar Eskittim. (Everest yayınları, ISBN 975-297-021-4, 57. basım, 2006); Yurdum Benim Şahdamarım (Everest yayınları, İstanbul, Kasım 2005, 5. Basım, ISBN 9789752891036) Hasretinden Prangalar Eskittim (1968-2008 40. Yıl Özel Basımı), İlk Basım: Mart 2008, Metis Edebiyat Şiirlerinden bazıları Akşam Erken İner Mahpushaneye Anadolu Ay Karanlık Sen Hep Şerefinle Yaşarsın Baba Bu Zindan Bu Kırgın Bu Can Pazarı Diyarbekir Kalesinden notlar ve Adiloş Bebenin Ninnisi Hani Kurşun Sıksan Geçmez Geceden Hasretinden Prangalar Eskittim İçerde Kara Karanfil Sokağı Leylim Leylim Merhaba Otuz Üç Kurşun Sevdan Beni Suskun Unutamadığım Uy Havar! Vay Kurban Yalnız Değiliz Kara Bestelenen şiirleri Ay Karanlık: Ahmet Kaya - Maviye Çalar Gözleri Ay Karanlık: Cem Karaca - Ay Karanlık Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebe: Cem Karaca - Adiloş Bebe Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebe: Grup Yorum - Adiloş Bebe Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebe: Kızılırmak - Adiloş Bebe Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebe: Moğollar - Adiloş Bebe Hasretinden Prangalar Eskittim: Ahmet Kaya - Hasretinden Prangalar Eskittim Hasretinden Prangalar Eskittim: Suavi - Hasretinden Prangalar Eskittim İçerde: Rahmi Saltuk - Dağlarına Bahar Gelmiş Memleketimin Kara: Grup Ekin - De Be Aslan Karam Otuzüç Kurşun: Cem Karaca - Otuzüç Kurşun Otuzüç Kurşun: Grup Baran - Otuzüç Kurşun Otuzüç Kurşun: Zülfü Livaneli - Kirvem Otuzüç Kurşun: Fikret Kızılok - Vurulmuşum Otuzüç Kurşun: Onur Akın - Otuzüç Kurşun Sevdan Beni: Cem Karaca - Sevdan Beni Sevdan Beni: Fikret Kızılok - Haberin Var Mı Suskun: Fikret Kızılok - İki Parça Can Suskun: Ahmet Kaya - Suskun Suskun: Edip Akbayram - Suskun Suskun: Alaaddin Us - Suskun Unutamadığım: Cem Karaca - Unutamadığım Unutamadığım: Grup Baran - Unutamadığım Uy Havar!: Ahmet Kaya - Oy Havar Vay Kurban: Cem Karaca - Vay Kurban Vay Kurban: Grup Baran - Seni Sevmek Felsefedir Vay Kurban: Grup Yorum - Gün Ola
184 syf.
·
2 günde
·
9/10 puan
Hasretinden Prangalar Eskittim (Bir daha hangi ana doğurur bizi!)
Bir kitap düşünün... Henüz okumadığınız, Kapağını dahi açmadığınız bir kitap... Ne kadar yabancı geldi değil mi? Şimdi bu kitabı okumadığınızı düşünün. Belki de gerçekten okumadınız. Kapağını dahi açmadınız. Uygulamada en çok okunan şiir kitabı olduğunu unutun bir süreliğine. O halde yabancı gelmesi gerek! İşte orada durun! Okumasanız da okuttu kendini size Ahmed Arif! Var mı içinizden "Terk Etmedi Sevdan Beni"yi duymayan? Birçoğunuz aşinadır "Üşüyorum, kapama gözlerini" dizesine. Ya da dinlemiştir Oktay Kaynarca'nın sesinden "Akşam Erken İner Mapushaneye" şiirini. Dinlemediyseniz de hemen dinleyin, eşsizdir. Ay Karanlık, birçok kez çıkmıştır karşınıza. Yani diyeceğim o ki, hayata anlam katan birçok yerde Ahmed Arif'in dizeleri vardı. Okumasak da yabancı değiliz esere, birçok dizesi yer edindi yüreğimizin en derininde. "Terk etmedi sevdan beni, Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, karanlıktı gece, Can garip, can suskun, Can paramparça... Ve ellerim, kelepçede, Tütünsüz, uykusuz kaldım, Terk etmedi sevdan beni..." Eseri Metis Yayınları, 40. yıl özel basımından okumanızı öneririm. Diğer basımları bilmem ama bir şiir kitabına göre dolu dolu hazırlanmış. Eseri okuyunca yalnızca şiirleri değil, Ahmed Arif'i de okumuş kadar oluyorsunuz. Hayatı, hayatı hakkında diğer değerli insanların görüşleri, kitap olarak basılmamış şiirleri ve daha birçok şey eserde yer edinmiş kendine. Lise 1. sınıftayken yazmış olduğu şiir bile. "Bir şair: Ahmed Arif Toplar dağların rüzgârlarını Dağıtır çocuklara erken" Cemal Süreya okurken çok sevmiştim bu dizeleri, burada yeniden görmek hem mutlu etti hem duygulandırdı. Hatta okurken not almıştım defterime, kim bilir şimdi nerede. Notlar kaybolsa da duygular yerinde kalıyor bir şekilde. "Cesareti söylüyor Ahmed Arif. Yiğitliği. Bir pınar gibi, bir yeraltı suyu gibi, bir tipi gibi. Dostuna yarasını gösterir gibi. Yücelerde yıllanmış katar katar karın içinde yürüyor yalnayak ve ayakları yanarak." (s. 125) 1969 yılında Papirüs'te yazılmış bu yazı. Ama öyle güzel anlatmış ki Ahmed Arif'i: Dostuna yarasını gösterir gibi. "Nâzım Hikmet, şehirlerin şairidir. Ovadan seslenir insanlara, büyük düzlüklerden. Ovada akan "büyük ve bereketli bir ırmak" gibidir. Uygardır. Ahmed Arif ise dağlan söylüyor. Uyrukluk tanımayan, yaşsız dağlan "âsi" dağlan. Uzun ve tek bir ağıt gibidir onun şiiri. "Daha deniz görmemiş" çocuklara adanmıştır." (s. 122) "Akşam erken iner mahpusâneye. Ejderha olsan kâr etmez. Ne kavgada ustalığın, Ne de çatal yürek civan oluşun. Kâr etmez, inceden içine dolan, Alıp götüren hasrete." Şiir kitaplarını incelemeyi pek beceremem. Bu şiirini Oktay Kaynarca'nın sesinden dinlerseniz benim incelememden daha iyi verecektir Ahmed Arif'i size. Yiğidi öldür, hakkını yeme demişler. Yiğit bir şairin, delikanlıca bir şiirini hakkını vere vere yorumlamış size. Hasretinden Prangalar Eskittim... Nasıl bir özlem anlatımıdır. Bazı anlatımlar bazı şairlerin neden büyük olduğunun ispatı adeta. Nasıl sevmez hasretinden prangalar eskittim diyen şair. Lambada titreyen alev üşüyor, diyordu Abdurrahim Karakoç, şimdi ben nasıl imrenmem bu adamların sevdasına? Bu kitabı neden bu kadar beklettim bilmiyorum. "Her şey vaktini bekler." diyor Mevlana. Vakti bu zamanmış diye teselli buluyorum. Belki de böyle etkilenmem için biraz demlenmem gerekiyormuş. Eser şiir türünde 1. olmasına karşın en çok okunan kitaplarda ancak 94. sırada yer bulabilmiş kendine. Şiir türü diğer türler kadar ilgi görmüyor. Bundan bu zamana kadar yaptığım incelemelerde de emin oldum. Şiirin hak ettiği yeri ve değeri bulmasını dileyerek incelememe son vermek istiyorum. Terk etmesin sevda sizi.
Hasretinden Prangalar Eskittim
Hasretinden Prangalar Eskittim
yildiz
8.7/10 · 29,3bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Reklam
184 syf.
·
11 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
"Seni, bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza..." Diyor
Ahmed Arif
Ahmed Arif
ve kıymeti bilinmeyen aşkını kalemlere, kağıtlara bağıra bağıra anlatıyor. Hem de ne anlatmak...Bu sözlere taş olsa erirdi diyor insan ama ne yazık ki bazı kalpler taştan daha sert olsa gerek ki Ahmed Arif'in Leyla Erbil'e olan aşkı karşılıksız kalıyor. Bu karşılıksız aşktan geriye ise muhteşem şiirler kalıyor. Yürek eritecek o dizelerden bazıları şöyle: "Gene bir cehennem var yastığımda, Gel artık..."33 "Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini..."91 "Ve hep olmayacak şeyler kurarım, Gülünç, acemi, çocuksu..."36 "Bilmiş, Bilsinler!. Sana nasıl yandığımı..."85
Hasretinden Prangalar Eskittim,
Hasretinden Prangalar Eskittim,
Ahmed Arif
Ahmed Arif
'in tek şiir kitabı. Ahmed Arif şiirlerinde aşkı, özlemi, başkaldırı ve öfkeyi dile getiriyor. Aşkını anlatırken pamuk kalbiyle şefkatli dizeler yazarken, haksızlık ve bozuk düzen karşısında ise adeta demir adam oluyor. "Biz bu halkı sevdik Ve bu ülkeyi, İşte bağışlanmaz Korkunç suçumuz..."147 "Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile. Dayan rüsva etme beni."81 "Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne cellâdın, Fırsatçının, fesatçının, hayının..."81
Ahmed Arif,
Ahmed Arif,
şiir kitabı “Hasretinden Prangalar Eskittim”e önce “Dört Yanım Puşt Zulası” ismini koymak ister. Fakat arkadaşına danışıp bunun uygun olmadığına karar verir. "Hasretinden prangalar çürüttüm" ismini düşünür. Sonra ‘çürüttüm’ kelimesinin ses ahengi açısından uygun olmadığını düşünerek ‘eskittim’e karar kılar. İşte kitaba ismi verilen o şiir: "Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül - gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim." Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim. Kitapla kalın kitap dostları.
Hasretinden Prangalar Eskittim
Hasretinden Prangalar Eskittim
yildiz
8.7/10 · 29,3bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
AsYa
ucnokta_yatay-1
184 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Ben süslü cümleler kurmayı pek beceremem.Abi okuyun gitsin. Acayip güzel. Ahmed Arif der susarım. Ama benden söylemesi sakın aşıkken okumayın sonra kimse uğraşmaz aşk acınızla:))
Hasretinden Prangalar Eskittim
Hasretinden Prangalar Eskittim
yildiz
8.7/10 · 29,3bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Reklam
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.