1000Kitap Logosu
Serdar Akinan

Serdar Akinan

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.7
80 Kişi
243
Okunma
3
Beğeni
979
Gösterim
Unvan
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum
İstanbul, 1968
Yaşamı
Serdar Akinan, (d. 1968 - İstanbul) gazeteci, yazar. Ayrıca SKY Türk adlı haber kanalında Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. 1987'de Milliyet Gazetesi'nde gece servisinde muhabir olarak gazeteciliğe başladı. Televizyon muhabirliğine adım attığı 1992 yılında görüntülü haber dalında iki ayrı birincilik ödülü aldı. Haber progamı 32. Gün'ün görsel yönetmenliği yaptı. Daha sonra ABD'ye gitti. Türkiye'ye döndüğünde ilk olarak Number One TV'de görev aldı. Haber kanalları CNN Türk ve Habertürk'ün kuruluşunda görev aldı. SkyTurk kanalında Nihat Genç ile yaptığı söyleşi programı ile tanınmıştır. "Aynı Allah'ın Evlatları Değiliz" adlı köşe yazısı bulunan yönetmendir.
352 syf.
·
6 günde
·
7/10 puan
Kitapta bir gazetecinin otobiyografisinin yanında , ülkemizin yakın tarihine dair önemli bilgiler yer alıyor. Gazeteciliğin zor bir meslek olduğunu ve insanların bu işe hayatlarını adadığını gözler önüne seriyor. Sadece olayları anlatmakla yetinmeyip, olayların arkasındaki isimleri ve arka planlarını da değerlendiriyor. 80'li yılların öğrenci olaylarından başlayıp Suriye Savaşı da dahil bir çok olayı ele alırken, şaşırtıcı bir şekilde Gezi olaylarından kitapta hiç bahsedilmemiş. Sonuç olarak, oldukça ilgi çekici ve bir solukta okunan bir kitap.
Hayatımın Haberi
Okuyacaklarıma Ekle
3
256 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Buzdağı
Serdar Akinan, bilinmeyen ya da çok bilinmeyenli denklemi anlatmıyor. Devletin bildiği, gördüğü, duyduğu, okuduğu ve uyarıldığı halde ama ne hikmetse görmediği, duymadığı ve bilmediği olaylar hakkında bizlere bilgi aktarıyor. Örneğin, 15 Temmuzda yaşananlar gibi. Bu duruma gelineceği devletin bazı kurumlarında çalışan 'resmi' ya da 'gayri resmi' 'yetkililer' tarafından raporlara döküldüğü halde, sadece rapor olarak kaldıkları için o meşum olay gerçekleşir. Ve birileri de inadına çooooook uzun yıllardır aleni bir şekilde bu yapılanma hakkında yazdıkları halde yine de 'suçlu(!)' olurlar. 15 Temmuz bir Amerikan (CIA) projesidir. Fetö diyerek geçiştirilemeyecek kadar önemlidir. Fetö'nün arkasındaki güce aleni bir şekilde karşı çıkılmadığı sürece bu durumdan bir sonuç çıkmaz. Bu ABD'nin bir darbe girişimidir. O gün fetöyü kullandı, sonra başka tarikat/cemaatleri kullanmayacağı ne malum. Çünkü ABD projesi kendisine biat eden yapıları, besleyip büyütüp hazır tutarak yeri geldiğinde maşa olarak kullanmayı sever. Bunun örneği ise hem ülkemizde hem de dünyanın farklı coğrafyalarında mevcuttur. Bu ülke ve bu coğrafyadaki Amerikan projelerine karşı çıkıp o def edilmediği sürece bir fetö gider başka metöler, hetöler, ketöler, letöler gelir. Kullanılmaya hazır ot gibi her yerden fışkıran yapılar hem ülkemizde hem de bu coğrafyada mevcut. O yüzden 15 Temmuz olayının adını net ifade edilmesi gerekir. Bu kitap içinde de 'kullanılan isimler' hakkında bilgiler de bulacaksınız. Kah Kudüs müftüsü olarak, Ortadoğu ve Arap ideolojileri için Nazilerle işbirliği yapılır, kah 2. Dünya Savaşından sonra Amerikalılarla işbirliği yapılır. Şimdi bile kullanılmaya hazır onlarca 'yapı' mevcut duruyor. Hepsi Amerikalıların kendilerini seçip yüceltmesini 'mehdi' bekler gibi bekliyor. Peki bugün ABD hangi cemaat, vakıf, tarikatlarla iş tutuyor? Şimdiden yine 'önemli yerler' aleni bir şekilde uyarıldığı halde (binlerce gazete yazısı, yüzlerce kitap yazıldığı ve isim isim söylendiği halde) sonra yine birileri 'kandırıldık', 'aldatıldık', 'görmedik', 'duymadık' diyebilirler. Hani Dostoyevski'nin 'hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık' diyor ya, bunlar da ABD'nin paltosundan çıkmış yapılardır. Dışa hoş gözükür, içe ayrı gözükür ama yönetici kademesinde kimlerle iş tuttuklarını kayıt kütüklerine bakıldığında ortaya çıkar. Serdar Akinan da bunlara değiniyor. Bir gazeteci ve televizyon habercisi olarak, okuyucuyu ve televizyon izleyicisini iyi tanıdığından bu kitabı da bir belgesel havasında kurgulamış; okuyucuya çok ince ayrıntılar, raporlarla boğmadan nokta atışlar yaparak doğrudan bilgileri anlatıyor. Büyük fotoğrafı gösterirken bizlere Türk ve dünya siyasetinde çok dillendirilmeyen arka sokakların da kapısını aralıyor. Uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Güzel bir anlatım ile olayları, kişileri birbirine bağladıktan sonra onları da 'big boss'a yani ABD'ye bağlıyor. Kitabın arka kapak tanıtım yazısı oldukça yerinde bilgileri sunuyor. Oradan hareket ederek hiç gün yüzü görmemiş (çoğu kişi için) bilgiler afişe edilir. Okunmasında fayda olacağını düşündüğüm kitabı herkese tavsiye ederim. Bu kitabı 15 - 17 Ocak 2020 tarihleri arasında okuyup inceleme yazısı ise 9 Şubat 2020 tarihinde 1000Kitap sitesine eklenmiştir.
Buzdağı
9.5/10
· 12 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
7