Yalçın Küçük

Çökmeden yazarı
Yazar
8.2/10
359 Kişi
1.897
Okunma
177
Beğeni
25,9bin
Görüntülenme

Hakkında

Yalçın Küçük, Türk araştırmacı yazar ve akademisyendi. Yalçın Küçük, İskenderun'a Halep'ten gelip yerleşmiş bir ailenin çocuğudur. Baba tarafından Türkmen, anne tarafından ise Kafkasyalı bir aileye mensuptur. Kabataş Lisesinden mezun olmasının ardından, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesindeki öğrencilik hayatı boyunca; Fikir Kulüpleri Birliği Federasyonu, ardından Sosyalist Fikir Kulüpleri Federasyonu, Dev-Genç ve Türkiye Halk Kurtuluş Partisi olan Fikir Kulübü başkanlığını yaptı. Siyasal Bilgiler'i 1960 senesinde birincilikle bitiren Küçük, 27 Mayıs Darbesi'nde, büyük öğrenci eylemlerinin başında yer aldı. 27 Mayıs 1960 Darbesi sonrasında Devlet Planlama Teşkilatı'nda görev aldı. Bir süre sonra Uzun Vadeli Planlar Dairesi Müdürlüğüne getirildi, ardından istifa etti. Yalçın Küçük, buradan ayrılınca Amerika'ya gitti, Yale Üniversitesinde lisans eğitimi aldı. Ardından mülakatı kazanarak dört ay boyunca da Dünya Bankası'nda staj yaptı. 1966'da Orta Doğu Teknik Üniversitesinde öğretim üyeliğine başladı. Yön, Emek, Ant dergilerinde, sosyalist devrim yanlısı yazılar yazdı. 1968-70 yılları arasında Birmingham Üniversitesi Rus ve Doğu Avrupa Araştırmaları Merkezinde bulundu. Sovyetoloji araştırmalarını kitaplaştırdı. Bu kitaptan dolayı sekiz yıla mahkûm edildi. 1971'de doçent oldu. 12 Mart 1971 Muhtırası'ndan sonra görevden alındı. 1973-76 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinin ekonomi servisini yönetti. 1970'lerde, Türkiye İşçi Partisi'nin ikinci kez kuruluşu için çalışmalara katıldı, 1973 yılı sonlarında askere alındı. Kıbrıs Harekâtı'na asteğmen olarak katıldı. Burada Attila Olgaç ile aynı bölükteydi. Bu savaşta yaşadıklarını anlattığı bir anı-söyleşi kitabı bulunmaktadır. 1975'ten itibaren yayınlanan ve partiye yakınlığıyla bilinen Yürüyüş gazetesinin editörlüğünü yaptı. 1978'de partiden ihraç edildi. 1979'da kendisiyle beraber TİP'ten ihraç edilenlerle birlikte Sosyalist İktidar dergisini çıkarmaya başladı. Aynı yıl Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde öğretim üyesi oldu. 12 Eylül Darbesi'nden sonra üniversiteden uzaklaştırıldı. 1983'te Bir Yeni Cumhuriyet İçin adlı yapıtından ötürü tutuklanarak cezaevine girdi; daha sonra aklandı. 1987'de Gazi Üniversitesinde profesör oldu ve 1994'te emekli oldu. 12 Eylül 1980 Darbesi'nden sonra aydınların yönetime karşı örgütlenmesinde büyük çaba gösterdi. Aziz Nesin ile birlikte "Aydınlar Dilekçesi Hareketi"ni örgütledi. 1987-1992 yılları arasında Toplumsal Kurtuluş adlı sosyalist bir aylık dergi çıkardı. Daha sonra bu dergi kapanarak yerine Hep İleri adlı bir dergi çıkmıştır. "Özgür Üniversite" adıyla bilinen "Özgür Ekin Derneği"nin kurucusudur. 1993'te Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanı olmasını ve Matild Manukyan'ın vergi rekortmeni olmasını öne sürerek Fransa'ya gitti. Küçük, burada İranoloji ve Kürdoloji okur; Kırmançi, Sorani, Farisi öğrenir. Onomastik üzerine çalışmalarına yoğunlaşır. Daha sonra gene 1993 yılında Suriye'de Bekaa Vadisi'ne giderek PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüştü. Bu görüşmeyi "sözleşi" adıyla kitaplaştırdı. Çeşitli sol dergiler çıkarttı. 28 Şubat sürecinde, 16 Eylül 1996'da yurt dışından Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na Refah Partisi'nin kapatılması için harekete geçmenin zorunluluğunu ifade eden bir dilekçe sundu. 29 Ekim 1998'de Türkiye'ye geri döndü ve "Kürtçülük Propagandası" yapmaktan suçlu bulunarak iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2000 yılında tahliye oldu. 2000'li yılların başından itibaren Türkiye'nin yakın tarihiyle ilgili iddialar ve eserler sunarak isimbilim araştırmalarına yöneldi. "Avdeti" kültürü, Sabetayizm, İbraniyet, kripto Yahudilik, gizli din taşıma, çift dinlilik konuları ile ilgilendi. 7 Ocak 2009 tarihinde, Ergenekon soruşturması kapsamında Ankara'da gözaltına alındı. Mahkemeye çıkarılmak üzere İstanbul'a sevk edilen Yalçın Küçük, 11 Ocak 2009 tarihinde tutuklandı. 12 gün sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. 3 Mart 2011 tarihinde aynı soruşturma kapsamında evi arandıktan sonra yeniden gözaltına alındı. 6 Mart 2011'de çıkarıldığı nöbetçi mahkemede tutuklandı. 5 Ağustos 2013'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 10 Mart 2014'te 5 yıllık tutukluluk süresinin dolması üzerine tahliye edildi. 87 yaşındaki araştırmacı, akademisyen Prof. Dr. Yalçın Küçük, 6 Nisan 2026 tarihinde bir süredir mücadele ettiği sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybetti.
Ünvan:
Türk Akademisyen, Eleştirmen, Yazar
Doğum:
Hatay, Türkiye, 1 Temmuz 1938
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 6 Nisan 2026

Okurlar

177 okur beğendi.
1.897 okur okudu.
41 okur okuyor.
1.383 okur okuyacak.
38 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 26.8
Erkek% 73.2
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
İnsan, sonsuzluk peşinde koşmaya mahkumdur. Sosyalizmin çürüdüğü yerlerde dinselliğin beklenmeyen sıçraması, dinlerden değil, insanın sonsuz erdeme mahkum olmasındandır. Cennet kurma, insan yaşamının yüklemlerinden birisidir. Sonsuzluğa yatkınlığın sonuçlarından birisi olarak çıkıyor. Diğeri, sevgi ve daha doğrusu aşk oluyor. Aşk, sonsuzluğu barındıran sevgi olarak tanımlanabilir; sevgiyi İse birlikte gelişmek olarak tanımlıyorum.
Sayfa 23 - 1. baskı - Nisan 1993
Sosyoloji
Vahdettin ve M.Kemal anlaşmışlar
Kemal Paşa Hazretleri'nin görev kağıdını yayınlamıştım, en önemlisi, bir, "bazı komutanlar, silahları teslim etmiyorlar ve halkı silahlandırıyorlar, bunu önle" emri yazılıdır. İki, "halk şuralar kuruyor, bunu dağıt" emri yazılıdır. Şura, "komite" demektir; Mustafa Kemal Paşa, halka verilen silahları toplamak ve mukavemete hazırlanan halk komitelerini dağıtmak üzere gönderilmiştir. Bunu, yıllar önce yayınladım. Bu ne demektir, bir, Kemal Paşa önde gelen ve mukavemetçi tanınan bir komutan olsaydı Sultan Vahdettin, bu atamayı yapamazdı. Çünkü, İngilizler izin vermezdi. Kemal Paşa'nın durumunu, sivrilmiş paşalar yakalanıp Malta'ya gönderilmek üzere bekletilirken, Mustafa Kemal'in Pera Palas'ta ikamet edip temaslar yapmasından da çıkarıyoruz. Silahları, işgalcilere vermeyip mukavemet için ayıranlardan birisi Erzurum'daki Dokuzuncu Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa idi, görevden alındı ve Malta'ya sürüldü. İsyan'da resmini basmış durumdayım. İki, her sultan, aynı zamanlarda İran Şahı Ahmet Kaçar da yapıyordu, bir mukavemet oluşmasını ister, Sultan Vahdettin ile Kemal Paşa Hazretleri'nin bu minval üzere anlaştıklarını yazıyorum. (...) Kemal Paşa Hazretleri, bunu başarılı bir şekilde yönetmiştir.
Reklam
Reklam