Şebeke 1 (Network)

·
Okunma
·
Beğeni
·
68
Gösterim
Adı:
Şebeke 1
Alt başlık:
Network
Baskı tarihi:
Mart 2004
Sayfa sayısı:
515
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758725731
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Kime veya kimlere daha çok teşekkür borçluyum, sayıları pek çok, ancak "en büyük" alacaklılarım kimler; buna kolay karar veremiyorum. Süleyman Bey Demirel'e mi, yoksa Turgut Bey Özal'a mı; birisi başbakan ve değeri müsteşar geldiler, ben ayrıldım. Halbuki planlamayı ve işimi ne çok seviyordum, orada az zamanda çok ve büyük işler yapmıştık; başbakanlıkta bir küçük daireyi, "uzun vadeli planlar" deniyordu, bir üniversiteye çevirmiştik, üniversiteler hep uykudaydılar, bu ülkede ilk "dış ticaret hadleri" veya ilk "üç ticaret hadleri" endekslerini biz çıkardık...
Kitap incelemesinden ziyade Yalçın Kucuk hakkında yazmak amacım, yaklaşık 5 civarı kitabını okudum, 
Vardığım sonuç evet tezleri farklı belki bazen saçma 
Lakin iyi bir düşünce kitapları okulunun küçük ü ve onun metodunu bilmesi çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum. 
Evet metodu, bi çoğu ipe sapa gelmez olsada tezlerini ispatlamak için kullandığı argümanlar, bunları elde ediş biçimi ve kullanım yöntemi, gerçekten takdire şayan
"Murat III döneminde, 1574-1595, ekonomik güçlüklerin baş gösterdiği sırada Yahudi bir kadının 40.000 duka değerinde bir elmas takıp gezmesinin yarattığı büyük tepki üzerine Sultan hiddete kapılarak tüm Yahudilerin öldürülmesini emretti ise de daha sonra Salamon Eşkenazi'nin etkisi ile sadrazamın, Ester Kira'nın ekisi ile ve Valide Sultan'ın ricaları ile, bir öfke anında verdiği emri değiştirerek sadece yahudilerin ve diğer gayri müslimlerin, giyim ve kuşamlarını düzenleyen, lüks eşya kullanımını kısıtlayan bir ferman buyurdu. 27 Nisan tarihli bu fermana göre Yahudiler kavuk taşımayacak, kırmızı bir şapka, siyah ayakkabı ve pamuktan bir kapama giyeceklerdi."
Yalçın Küçük
Benim adım kırmızı
Clausewitz, bize imkansız bir savaş teorisi vermiştir;artık savaşın temel hedefinin karşı tarafın iradesini teslim almak olduğunu öğrenmiş durumdayız, irade zaptını kalıcı kılmak için de ilk iş silahsızlandırmaktır. Mondros mütarekesine, ülkenin silahsızlandırılmasının temel koşul olarak konması ve Afganistan'da savaşın ancak bir silahsızlandırma ile biteceğinin açıklanması Clausewitz teorisine uygundur. Ancak Clausewitz, emperyalizm öncesi bir teorisyendi; şimdi temel amaç beyinleri zaptetmek ve değerler sistemini tahrip etmektir. Bunu kalıcı yapmanın yolu ise insanı yozlaştırmaktan geçiyor; yoz alçaklıktan haz alan yaratıktır. Bu nedenle yozun bir daha herhangi bir değer sistemi kazanması imkansız görünüyor; şimdilerde edebiyata yüklenen en önemli misyon buradadır.
İşte bu yüzden, bugün yazan gençler, hakkında yazmaya değen, dert ve yorgunluğa değen tek şeyi sırf bu yolla iyi yazmalarını sağlayabilecek olan tek şeyi unuttular: Kendiyle çatışan insan kalbinin sorunlarını. Bunu yeniden öğrenmeliler. Olabilecek en bayağı şeyin korkmak olduğunu kendilerine öğretmeliler: Bunu yaparken de çalışmalarında ezeli gerçeklerden ve yüreklerinin doğrularından, geçici ve yok olmaya mahkum herhangi bir öykü içermeyen evrensel doğrulardan -sevgi ve onurdan, şefkat ve gururdan ve merhamet ve fedakarlıktan- başka hiçbir şeye yer bırakmayacak biçimde, her şeyi sonsuza kadar unutmamalılar. Yoksa bir lanet altında çalışırlar. Aşkı değil şehveti, kimsenin değerli bir şey yitirmediği yenilgileri ve umut içermeyen, en kötüsü de şefkat ve merhamet içermeyen zaferleri yazarlar. Kederleri hiçbir evrensel kedere neden olmaz, hiçbir iz bırakmaz. Kalpten değil, hormonlardan yazarlar.
Yalçın Küçük
Sayfa 294 - W. Faulkner, 1949 Nobel Ödül Töreni konuşması'ndan
İngiliz sömürgecileri mi, yoksa Amerikan emperyalizmi mi daha köktenci; bu soruyu, usta elleri bileklerinden kesme ile beyinleri zaptetme operasyonlarının karşılaştırmasına indirgeyebiliriz. Kolonyalistler, İngiliz pamuklu dokuması ile rekabeti önlemek için Hint ipekli dokumacılığını katletmeyi gerekli gördüler ve sanatsal ipekli dokuyabilen ustaların ellerini kopardılar. Amerika ise, insanlarımızın kendine özgü hiçbir estetik yetisi ve değer düzeni olmaması için savaş halindedir; bu amaçla insanlarımızın beynine pamuk pres tatbik etmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şebeke 1
Alt başlık:
Network
Baskı tarihi:
Mart 2004
Sayfa sayısı:
515
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758725731
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Kime veya kimlere daha çok teşekkür borçluyum, sayıları pek çok, ancak "en büyük" alacaklılarım kimler; buna kolay karar veremiyorum. Süleyman Bey Demirel'e mi, yoksa Turgut Bey Özal'a mı; birisi başbakan ve değeri müsteşar geldiler, ben ayrıldım. Halbuki planlamayı ve işimi ne çok seviyordum, orada az zamanda çok ve büyük işler yapmıştık; başbakanlıkta bir küçük daireyi, "uzun vadeli planlar" deniyordu, bir üniversiteye çevirmiştik, üniversiteler hep uykudaydılar, bu ülkede ilk "dış ticaret hadleri" veya ilk "üç ticaret hadleri" endekslerini biz çıkardık...

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Ali Aysberg
  • Mehmet Mustafa Erkal
  • İbrahim Okumuş
  • Oktay Şen
  • Lightmorelight
  • Ahmet Rauf Güler
  • Bora

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0