Doğan Avcıoğlu

Türkiye'nin Düzeni / Dün-Bugün-Yarın / Birinci Kitap yazarı
Yazar
Çevirmen
9.0/10
135 Kişi
1.194
Okunma
161
Beğeni
17,5bin
Görüntülenme

Hakkında

Doğan Avcıoğlu (d. 1926, Bursa - ö. 4 Kasım 1983, İstanbul) Türk gazeteci, yazar, düşünür ve siyaset adamı. Yaşamı 1926'da Bursa'da doğdu. Fransa'da iktisat ve siyasal bilimler öğrenimi gördükten sonra 1955'te Türkiye'ye döndü ve Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde asistan oldu. 1956'dan itibaren Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) araştırma bürosunda çalıştı ve partinin yayın organı Ulus gazetesinde yazılar yazdı. Ulus dışında haftalık Akis ve Kim dergilerinde de yazılar yazdı; muhalefet-iktidar ilişkilerinin iyice sertleştiği günlerde Akis dergisini yönetti. 27 Mayıs Darbesinden sonra CHP'den Temsilciler Meclisi'ne üye seçilen Avcıoğlu, 1961 Anayasası’nın hazırlanmasına da katkıda bulundu. 1960-61'de Vatan ve Ulus gazetelerinde yazarlık, Ankara Radyosu'nda dış haber yorumculuğu yaptı. Avcıoğlu 1961'de Mümtaz Soysal ve Cemal Reşit Eyüboğlu'yla birlikte kurduğu ve yayımını 1967'ye değin sürdürdüğü Yön dergisiyle 1960 sonrası siyasal düşünce ortamında etkin bir rol oynadı. Yön dergisinde yayımlanan yazılarında bir tür "Kemalist Sosyalizm" anlayışını savundu. Kemalist Devrim'in kazanımlarını savunan ve bunu bir ileriye, sosyalizme taşımayı savunan görüşleri o dönemde geniş taraftar topladı. 1960 sonrasının sol düşünce ve eylemin biçimlenmesinde derin etkileri olan bu dergi, 1930'lardaki Kadro hareketinin görüşleriyle önemli benzerlikler taşıyordu. Yön'deki yazılarıyla özellikle ırkçılığa ve Turancılığa karşı da mücadele verdi. Avcıoğlu'na göre üstyapı alanında başarılı olan Kemalist devrim altyapıda dışa bağımlı sermayeyle toprak ağalarının etkisini kıramamıştı. Dolayısıyla Kemalist devrimin altyapıda sürdürülmesi, radikal bir toprak reformu, devletçi sanayileşmenin ve ekonomik alanda tam bağımsızlığın gerçekleştirilmesi halen Türkiye'nin gündemindeydi. Doğan Avcıoğlu, 1968'de yayımladığı Türkiye'nin Düzeni adlı kitabında Türkiye'nin geri kalmışlığının nedenlerini araştırıyor, yukarıdaki öğeleri içeren "milli devrimci kalkınma modeli" adını verdiği bir tür devletçi-sosyalist bir ekonomi modeli öneriyordu. Topladığı ilgi kadar eleştiriye de uğrayan Türkiye'nin Düzeni adlı yapıt siyasi etkisinin yanı sıra Türkiye'nin sosyoekonomik yapısı ve tarihi üzerine araştırmaların yaygınlaşmasında çığır açıcı bir rol oynamıştır. 1963-1965 arasında Türk-İş Araştırma Merkezi müdürlüğü, 1968-1969 yıllarında ise CHP Yüksek Danışma Kurulu üyeliği yaptı. Sosyalist Kültür Derneği'nin kurucuları arasında yer alan Avcıoğlu "kapitalizme" ve "emperyalizme" karşı ekonomik bağımsızlığı savundu. 1969'da, Yön'deki görüşlerini siyasi bakımdan daha net bir biçimde dile getirdiği haftalık Devrim gazetesini çıkarmaya başladı. 12 Mart 1971 Muhtırası'na kadar çıkardığı haftalık Devrim gazetesinde yayımlanan yazılarında "devrim"in Kemalist aydınların yol göstericiliğinde ve Kemalist "genç subay"ların öncülüğünde geniş bir cephe tarafından Milli Demokratik Devrim olarak gerçekleştirilebileceğini öne sürdü. 12 Mart 1971 muhtırasına giden süreçte Doğan Avcıoğlu'nun çıkardığı Devrim gazetesi etrafında toplanan ve içlerinde 27 Mayıs Darbesini yapan Milli Birlik Komitesi'nin gerçek lideri Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu'nun da bulunduğu "Milli Demokratik Devrimciler", o dönemin siyasi partilerinin demokrasi anlayışının bir oyalamaca olduğunu ileri sürerek "ulusçu-devrimci yöntem" olarak ifade edilen ilkeler doğrultusunda parlamento dışı muhalefeti savunuyorlardı. Bu dönemde Devrim gazetesi içinde, Türk Ordusunu tahrik ederek sol-sosyalist, bir çeşit Baasçı yönetim kurdurmak için Doğan Avcıoğlu ve İlhan Selçuk'un başını çektiği çok ciddi faaliyetler olduğu iddia edildi; Devrim gazetesinin genel yayın yönetmeni Hasan Cemal çok sonraları anılarını anlattığı Cumhuriyet'i Çok Sevmiştim (2005) adlı kitabında o zamanki maksatlarının "ulusalcı" subayları ikna ederek onlarla birlikte bir "Milli Demokratik Devrim" yapmak olduğunu yazdı 12 Mart 1971 muhtırasından sonra 9 Mart 1971 darbe teşebbüsünde "orduyu başkaldırmaya teşvik" iddiasıyla Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu ile birlikte yargılanan ve beraat eden Avcıoğlu 1973'te siyasal yaşamdan çekildi. 4 Kasım 1983'te mide kanseri tedavisi gördüğü İstanbul'da öldü. Vasiyeti üzerine Büyükada'da toprağa verildi. İki kez evlnenen Doğan Avcıoğlu, Sevil Yurdakul ile olan evliliğinden iki erkek çocuk babasıdır. Eserleri Türkiye'nin Düzeni (1968) 1969 Yunus Nadi Armağanı 31 Mart'ta Yabancı Parmağı (1969) Devrim Üzerine (1971) Milli Kurtuluş Tarihi (4 cilt, 1974-1975) Türklerin Tarihi (beş kitap, 1978-1982, 6. kitap (2013)) Devrim ve "Demokrasi" Üzerine (1980) Kayıp kitabı 2012 yılında, ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra Doğan Avcıoğlu'nun hiç bilinmeyen, yayımlanmamış bir eseri daha ortaya çıkarıldı. Aynı zamanda Avcıoğlu'nun eşi Sevil Yurdakul'un kardeşi olan yazar Doğan Yurdakul, kızkardeşinin ölümünden sonra miras yoluyla kendisine kalan döküman arşivini incelerken bulduğu bir el yazması eserin, yazarın beş ciltlik kült eseri "Türklerin Tarihi"nin 6. cildi olduğunu anlamıştır.[2] Ekim 2013'te, Avcıoğlu’nun “Türklerin Tarihi” dizisinin 6’ncı kitabı “Osmanlı’nın Düzeni” Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayınlandı. Kitap yazarın ölümünden sonra yayımlanmış ilk kitabı oldu ve külliyatını tamamladı
Ünvan:
Türk gazeteci, yazar, düşünür ve siyaset adamı.
Doğum:
Bursa, 1926
Ölüm:
İstanbul, 1983

Okurlar

161 okur beğendi.
1.194 okur okudu.
65 okur okuyor.
1.267 okur okuyacak.
31 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 24.0
Erkek% 76.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Atatürkçü sav, ırkçı bir anlayışa yer vermez. Afet İnan adıyla çıkan Medeni Bilgiler, 1930 yapıtında ve 1931 Lise tarihinde ırkçılık yadsınır. Medeni Bilgiler hazırlanırken, Atatürk, ulusun tanımı için notlar alır. Anayasa kitaplarından ve ansiklopedilerden aldığı kendi elyazısıyla notlarda ulus ögeleri arasında ırk birliği önemle belirtilir. Yine bu notlarda Erişirgil'in Irkbirliğinne ağırlık tanıdığı görülür. Fakat Atatürk, Medeni Bilgiler'de, ırk ögesini çıkartır ve ulus'u dil, kültür ve ülkü birliği ile biribirine bağlı vatandaşların siyasal ve toplumsal kuruluşu diye tanımlar. Dört ciltlik Lise Tarih yapıtında, ırklar arasında bugün görülen farkların tarih açısından önemi pek azdır. Kafatası biçimi ırkların sınıflandırılmasında kullanılırsa da, toplumsal hiçbir anlamı yoktur denilir. İnsanlığın ilerlemesinde ırkın değil, aklın egemen olduğu ve ulusların çeşitli ırkların karışmasından meydana geldiği belirtilir. CHP Programında da ulus, dil, kültür ve ülkü birliği ile tanımlanır. Turancı tarihte ırk, ulusun oluşumunda baş ögedir. Ünlü Gök Börü (bozkurt) dergisinin kapağında, Orhun yazıtında kullanılan harflerle Irkların üstünde Türk ırkı yazılıdır. Atatürk, ırk ile değil, Uygarlık ile ilgilidir. Uygarlığı, bir insan topluluğunun, siyasal ve ekonomik yaşamda, bilim ve güzel sanat alanlarında yapabildiklerinin bileşkesi diye anlar ve çağdaş uygarlığı amaçlar. Turancılarda uygarlık kavramı, "teknik"e yaklaşır. Turancılar kültürü teknikten özenle ayırırlar ve geçmişe dönük bir kültür özlemini dile getirirler. Tarihi, hatta yaşamı savaş sayarlar. Turancıların önde gelen liderlerinden Atsız, Türk gençliği nasıl yetişmeli? yazısında, ilerlemenin savaşla olduğunu ileri sürer : - Biyolojik bakımdan yaşam bir savaştır. Tarih de yaşamın uluslar arasındaki çarpışmalardan
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam
Reklam