İrfan Fatih Uslu

İrfan Fatih Uslu
@Fulan
Nuri Bilge Ceylan ile yapılmış söyleşiden bir parça: "Bizim halk zayıflığı sevmiyor. Zayıflığın ne şekilde olursa olsun sergilenmesini bir erdem olarak görebilecek bir gelenek yok. Biraz da bu nedenle Erdoğan bu kadar oy alıyor. Mütevazılık falan hiçbir zaman gerçek bir üst değer olamamıştır bizde. Bir ortamda mütevazı olmaya kalkarsanız saygı hemen azalmaya başlar, hissedersiniz. Kültürün bütün elemanları insanları şişinmeye, öğünmeye, defolarını gizlemeye itiyor. Bu da çok ağır bir yük taşımamıza neden oluyor. Gizlenecek şeyler devamlı birikiyor. İtiraf kültürü gelişse, bunları söylediğimiz zaman takdir görebileceğimizi düşünsek bunları açığa çıkaracağız. Yükten kurtulacağız. O zaman politikacı da özür dilemek için adeta fırsat kollayacak belki. Takdir göreceğini düşünecek. Ama bugün düşünmüyor, çünkü özür dilediğ anda işini bitirecekler."
Reklam
Uzun lafın kısası, kabul etseler de etmeseler de, bu insanlar - kendilerini ister cumhuriyetçi, ister demokrat, ister sosyalist olarak adlandırsınlar- rahat rahat yönetebilecekleri, az ya da çok cahil, küçük hesaplar peşinde koşan, yeteneksiz bir halka - hadi lafımız sakınmayalım, Br ayaktakımına- ihtiyaç duyarlar.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Siyaset
Ne zaman bir devlet başkanı Tanrıdan söz etse, bu ister kamçılı-Germanik imparator 1. Wilhelm olsun, isterse büyük cumhuriyetin başkanı Grant, halk-sürünün bir kez daha koyun gibi kırkılmaya hazırlandığından hemen emin olabilirsiniz.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Hangi insani sorunu tartışırsak tartışalım, hep, iki ekol arasındaki aynı temel çelişkiye ulaşıyoruz. Zaten gözlemlemiş bulunduğum gibi, bu da gösteriyor ki, materyalizm, hayvan durumundan yola çıkıp insanlık durumuna ulaşmaya çalışırken; idealizm, köleliği kurma ve yığınları sürekli hayvanca yaşamaya mahkum etmek için kutsallık kavramından hareket etmektedir. Materyalizm, özgür iradeyi inkar eder ve sonunda özgürlüğün kurulmasına ulaşır; idealizm ise, insan saygınlığı adına özgür irade yanlısı olduğunu ilan eder ve sonunda tüm özgürlüklerin yıkıntıları üzerinde otorite ilkesine varır. Materyalizm otorite ilkesini reddeder; çünkü, haklı olarak, bu ilkeyi hayvansallığın bir parçası olarak görür; tarihin amacı ve başlıca anlamı olan insanlığın zaferinin ise, tam aksine, özgürlük aracılığıyla gerçekleşeceğini düşünür. Kısacası, idealistleri, hep pratik materyalist davranışlar içinde; materyalistleri ise en yüce ideal ve özlemlere ulaşma ve onları gerçekleştirme peşinde koşarken görürsünüz.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Siyaset
Ayrıcalığın, ayrıcalıklı tüm konuların en başta gelen özelliği, insanın aklını ve yüreğini öldürmesidir.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Siyaset