Fundaklcsln

Fundaklcsln

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
Selçuk Özyurt
8.4/10 · 68 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
#fundaokuyupyorumluyor DOKUZ YAYINLARI ndan çıkan @selcukk_ozyurt un kaleme aldığı #sürgünkedihoyrat İstanbul'un Sultangazi ilçesindeki Cebeci ormanlarının yeşil yapraklı güzelim ağaçları toz bulutlarının altında kalan bölgesinde bir fabrikada idare Müdürü olan Selçuk'un hikayesinden okuyoruz. Selçuk Bey' in çalıştığı yer; bahçesinde kazlar, ördekler, tavuklar, kurbağalar, kediler ve köpeklerin yaşadığı bir fabrika. Burada tavuklar için özel tesis edilmiş alanlar yer alıyor, onların bakımı ile özellikle ilgileniliyor. Günün birinde bir tavuk ölüsü ile karşılaşırlar. Nedenini bilemezler ve bu iki güne bir çıkar ve her iki güne bir tavuk ölmektedir. Toplam 15 tavuk ölümü ile karşılaşırlar. Çalışanlardan birisinin kedi Hoyrat'ın tavukları öldürüp diğer kedilerle birlikte ziyafet çektiğini söyler. Bunun üzerine kedi Hoyrat, gelen işçilerin kamyonu ile başka bir şehre gönderilir. Hoyrat, fabrikadan gittikten sonra tavuk ölümleri durmuş olursa demek ki bütün vakaları kedi işlemiş olacak eğer aksi olurda tavuklar yine ölmeye devam ederse Hoyrat'ın suçsuz olduğu anlaşılacak ve boşuna yerinden edilmiş olacaktı. Kedi Hoyrat'ın gitmesi tavuk ölümlerini durduracak mı? Fabrikanın emektarı Hoyrat, gittiği şehirlerden kendi ait olduğu yere, vatanına geri dönebilecek mi? Masal tadında, kendi hayatından kesitlerden yararlanılmış gibi izlenim oluşturan yazarımız @selcukk_ozyurt 8 yaş ve üzeri okurların severek okuyacağı bir hikaye ile bizleri buluşturuyor. Yazarın #kitapçı adlı romanı da bulunmakta. En kısa zamanda okuyup yorumlamak isterim. Kitapla ve sağlıkla kalın
Sürgün Kedi HoyratSelçuk Özyurt · Dokuz Yayınları · 202452 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
#fundaokuyupyorumluyor #OkudumBitti Sessizliğin bile bir çığlık olabileceğini hatırlatan bir hikâye… Cem, hayatını değiştireceği büyük gün olan üniversite sınavına gireceği gün annesini kaybeder… Bir gencin hayatında bundan daha sarsıcı bir eşik olabilir mi? Bu kitapta sadece bir kaybı değil; bir omzu, bir “yanındayım” sesini, insanın içini ayakta tutan görünmez bağı kaybedişi okuyoruz. Cem’in sessizliği sıradan bir suskunluk değil; acının içe doğru büyüyen yankısı… Cem, annesine verdiği söz, hayalleri ve sınav arasında sıkışmış bir genç. Yas tutarken hedeflere tutunmak mümkün olabilir mi? İşte kitap tam da bu sorunun etrafında dolaşıyor. Cem’in iç dünyası o kadar gerçek, o kadar tanıdık ki bazı satırlarda durup derin bir nefes almak zorunda kaldım. Babası ise beni en çok zorlayan karakter oldu. Cem zaten acının içindeyken onun yalnızlığını daha da büyütüyor. Bazen bir insanın yokluğu kadar, var olup da destek olmaması da yaralar. Bu yönüyle kitap, aile içindeki duygusal mesafeyi çok çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Sadece Cem değil; diğer gençler de kendi görünmez yükleriyle karşımıza çıkıyor. Her birinin içinde ayrı bir çatlak, ayrı bir suskunluk var. Aslında bu kuşak sessiz değil, sadece anlaşılmayı bekliyor. Yazarın gözlem gücü gerçekten etkileyici. Karakterlerin psikolojisi ince ince işlenmiş. Okurken bu kadar yoğun bir duyguyu yaşanmış olmalı dedim. Çünkü bu kadar sahici bir anlatım, kalpten süzülmeden yazılamaz diye düşünüyorum. Duygusal, gerçekçi ve düşündüren bir gençlik romanı arıyorsanız mutlaka listenize ekleyin. Kitapla ve sağlıkla kalın
Yedi Günlük SessizlikGüneş Altunkaş · Destek Yayınları · 202635 okunma