“BİZİ ailenin içine sokan da aileden koparan da cinselliktir. Başka bir deyişle, insanlar saklamak zorunda oldukları şeyi -cinselliklerini- başka bir yerde saklamaları gerektiğinde, ya da başka bir yerde daha iyi gösterebileceklerine inandıklarında evlerini terk ederler.
“TEKEŞLİLİĞİ seçmek, eşinden başkasını arzulamamayı seçmek değildir kuşkusuz; kendi tekeşlilik fikrini zedeleyecek hiçbir şey yapmamayı seçmektir. Ama insan asla sırf eşine sadık değildir, aslında her zaman ancak sadakatin kendisine sadıktır. Bazıları için ihanet bir başkasıyla dans etmektir; başkaları içinse yalnızca çiftleşme ihanet sayılır, geri kalan her şeyi cezalandırılmaktan korkmadan yapabilirsiniz. Eğer kendi kurallarımız olmasaydı nasıl bilirdik sadakatsiz olduğumuzu? Eşlerimizi sevmek için kuralların tiryakisi olmamız gerekir.”
İ
“TEKEŞLİLİK en iyi haliyle, beraber ölünecek birini bulma dileğidir; en kötü haliyle ise hayatta olmanın dehşetlerine bir şifa. Bu ikisi sık sık karıştırılıyor.”