“Latin dilinde, anlamları iyi ve kötüye yaklaşan, fakat tam olarak aynı olmayan iki sözcük vardır: Pulchrum ve turpe. Bunlardan ilki, birtakım aşikâr belirtilerle iyiyi, İkincisi ise kötüyü vaad eden şeyler için kullanılır. Fakat, bizim dilimizde, onları ifade etmek için böyle genel adlara sahip değiliz. Yine de pulchrum yerine bazı durumlarda uygun; bazı durumlarda ise güzel veya yakışıklı veya yiğit veya saygın veya albenili veya cana yakın deriz; turpe yerine ise, durum neyi gerektiriyorsa, iğrenç, biçimsiz, çirkin, alçak, müstekreh ve benzeri sözcükler kullanırız; bütün bu sözcükler, doğru kullanıldıkları vakit iyiyi veya kötüyü haber veren ifade veya görüntü anlamına gelirler. Böylece, üç tür iyi vardır; vaat edilen şey olarak iyi, yani pulchrum; arzulanan amaç olarak gerçekleşen iyi, ki buna hoş denilir; ve araç olarak iyi ki buna da yararlı veya, faydalı denir; üç tür de kötü vardır: turpe dedikleri, haber verilen şey olarak kötü; sonuç bakımından kötü, nahoş veya rahatsız edici deriz; araçlar bakımından kötü: yararsız, faydasız, zararlı.”
.