sömürüden kurtulmanın, bağımsızlığı sağlama almanın gerçekçi ve tek yolu ekonomide, teknolojide ilerlemektir; daha doğru söylenişi ile de, bilimsel çalışmadır, öğrenimdir, eğitimdir.
Gençliğin evrensel haklarını kullanamıyor, geleceğinizi kurtaracak ve sizi topluma yararlı kılacak görevlerinizi çürütüyorsunuz. Kalanlarınız, ilerde üstlenecekleri sorumlulukları başaramayacak, kötü, çünkü yetişmemiş, işe yaramaz insan olacak. Çanakkale gençliğinden farkı yok sizin gençliğin. Ve size türküler
yakılmayacak, “gençliğim eyvah” diye. Analarınız, babalarınız bile, o yücelten, o onurlu acıyı duyamayacak. O acının gereğini bile bırakamayacaksınız ardınızda. Acıyı -ama bambaşka bir tonda- gerçek ölümün ateşi gönüllerine düşen bir avuç seven duyacak; en sosyal dram kişisel kalacak.
Yalnız “vatan” değil, “millet” değil, “Sakarya” değil; bütün kavramlar ve meselâ faşizm, meselâ özgürlük veya bağımsızlık.. hepsi de ayni serüvenlerden geçiyor, üç aşağı, beş yukarı.. hepsi de ayni hikâyelere sebep oluyordu.