Kendini vazgeçilmez zannedenlere kısa bir hatırlatma:
Bizim geçmişimiz kendini vazgeçilmez zanneden ve vazgeçtiğimiz insanlarla dolu.
Seviyoruz diye ve emek verdiğimiz için sevgimize bağlı kaldık, siz kendinizi vazgeçilmez zannettiniz. Keşke kibrinize yenik düşeceğinize, kendinizi vazgeçilmez zannedeceğinize, sizin için yapılanların değerini biraz bilseydiniz. Yeri geldiğinde vazgeçilmeyecek insan, zamanla geçmeyecek hiçbir acı yok, bunu böyle biliniz. Zamanında vazgeçmediysek, pes etmediysek, bu vazgeçilmez olduğunuz için değil, seviyoruz diyeydi. Ama değeri bilinmedi.
Hiçbir şey için geç kalmadın.
Tam da bir şeylere yeniden başlaman gereken noktadasın.
Aslında kaybetmedin.
Kaybettiklerin, senden gitmesi gerekenlerdi. Sen, seni daha da güzelleştireceklerle yoluna devam edeceksin.
Kaybettim diye üzüldüklerinin aslında kurtuldukların olduğunu göreceksin. Mesele kaybetmekse, kaybedeceksin.
Senden gidenlere üzülmeyeceksin. Yerine daha iyilerini getireceksin.
Çünkü hayat kaybettiğin yerden başlar. Kaybettiğin yerden, "Yeniden," diyeceksin...
Her insan düşebilir, herkes kaybedebilir.
Mühim olan yola devam etmektir.
Her şeye rağmen devam edeceksin.
Sırf değer verdiğim için hatalarını ve yanlışlarını alttann aldığım insanlar vardı. Çok sonradan anladım ki; sevildiğini hisseden insanın nankörlüğüyle uğraşmak çok zor.
Ben kendisini vazgeçilmez sanan insanlarla artık uğraşmıyorum.
Önceden kaybetmekten korktuğuma sımsıkı sarılırdım, şimdi özgür bırakıyorum onu...
Vaktim yok bahanesine saklanan hiç kimsenin hayatında dış kapının mandalını oynamayın. Birinin hayatında zamanına ortak olmak için boş zamanının gelmesini de beklemeyin.
Sevmek, değer vermek zaman yaratmaktır, boş zamanları doldurmak değil.
Birileri bunu bir türlü anlayamadı. İsteyen istediğine öyle bir vakit yaratıyor ki, size kaktüs olup başkalarına lunapark olan insanlar var bu hayatta, uzak olsun.
Kendimizi avutmaya gerek yok. Herkesin vakti var. Sadece, ilgilendiği biz değiliz.
Oysa biz, istenmediğimiz yerde kalacak kadar gurursuz da değiliz. Onlar da vazgeçilmez değil. Bunu onlara hissettirdiysek, vazgeçmesini de biliriz.