Birey Devlet’in gücüne, yani kitle zihniyetine daha fazla sarılacak, böylece kendini Devlet‘e hem fiziksel, hem de manevi olarak daha fazla teslim edecek ve sosyal kudretini ve yetkisini tümüyle yitirecektir. Tıpkı Kilise gibi, Devlet de kişilerden şevk, özveri ve koşulsuz sevgi talep eder. Nasıl ki dinler “Tanrı korkusu”na gerek duyar veya bunun varolduğunu farzederlerse, diktatör Devlet de gerekli korku ortamını yaratmaya aynı ölçüde özen gösterir.