Şehzadeler Sehri

Şehzadeler Sehri
Filistin bir sınav kağıdı Her mü’min kulun önünde ACZ
Gönül Dağı
Yapa yalnız kaldım... Kendinin bile ücrasında
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gönül Dağı
Hayat denen koca lokmayı yutkunmak..
Katip yaz arzuhalim yaz yare böyle..
Manisa günlükleri
14 saat aralıksız soru çözümünden sonra eve dönüş yolunda Saruhan Bey'in huzurundan geçerken kulağına parkın icinden bir canlı müzik çalınır... Kulağında o şarkı dilinde Fatiha... "Kaçtım kederimden Aynalarda yüzüme bakmam Bi' sigara sardım Seni düşünmeden yakmam Ayrıldıkça yollar Yollar Her gece dualarım Bitmedi rüyalarım mutlu sonla Ağlama, ben ağlarım Can bulur mu toprağım gözyaşında? Kim anlar derdimi? Biz olduk hem dost hem düşman Hep kal düşlerimde Kâbuslarımda benimle yan Ayrıldıkça yollar Yollar Her gece dualarım Bitmedi rüyalarım mutlu sonla Ağlama, ben ağlarım Can bulur mu toprağım gözyaşında? Ağlama, ben ağlarım Sen benim diğer yarım, artık anla"...
Manisa günlükleri
Artık siteden atmadıklarına göre yazmaya bir yerden başlamak lazım sanırım. Yatsıyı Ulucamii'de eda etmek nasip oldu. Ol vesile bugünkü konu da burası olsun. Ulu Camii, Saruhanoğulları Beyliği’nin en önemli yapılarındandır. Muzafereddin İshak Bey tarafından 1366 yılında Mimar Emet Bin Osman’a yaptırılmıştır. Manisa Ulu Cami, Beylikler Dönemi’nin en önemli ve ilgi çekici cami planı olarak gösterilmektedir. Sipil Dağı kuzey eteğinde kurulan külliye; cami, medrese, türbe ve kuzeydoğusundaki hamamdan oluşmaktadır. Cami enine dikdörtgen bir plana sahip olup sekizgen ayak sistemi üzerine oturan bir büyük kubbeyle örtülmüştür. Tek minareli olan caminin hakiki kündekari tekniği ile yapılmış olan minberi Beylikler Dönemi Türk ahşap oymacılığının şaheserlerinden biridir. Minber Manisa Müzesi'nde korunmaktadır. “Fethiye Medresesi” adıyla anılan medrese, caminin batı bitişiğinde tek eyvanlı, iki katlı olarak camiden on yıl kadar sonra aynı mimar tarafından yapılmıştır. Kentin en eski medresesi olan yapının kuzeye bakan taç kapısının her iki yanında birer çeşme bulunmaktadır. Cami ile medrese arasındaki geçidin güney duvarında açılan bir kapıyla girilen türbede bulunan dört sandukanın İshak Çelebi ve ailesine ait olduğu sanılmaktadır. Külliyenin hamamı ise “Çukur Hamam” olarak bilinmekte olup, külliyeye gelir getirmesi amacıyla yapıldığı vakfiyesinden anlaşılmaktadır. Hamam 2006 yılında restore edilmiştir. Camii ise son restorasyonunu geçen yıl görmüştür. Bu külliyenin en önemli unsurlarından biri de sanırım içinde bir darphanenin de oluşudur. Çok külliye gezmek nasip oldu ama buranın dışında külliye içerisinde bir darphane duymadım hiç. Ayrıca Manisa'nın 1314 yılında feth edildiği düşünüldüğünde 50 yıllık bir zaman zarfında böyle bir yapının kurulmuş olması oldukça şaşırtıcı.