Yaz geldi, eridi kar
Ve döküldü kalbimin çiçekleri avuçlarına
Birlikte kabuk tutan iki yarayı
Ayırmak bağırarak kanlı bir devrimle sokaklarda
Nasıl da zor şimdi çiçeklenmiş bir toprağı
Yıkıp da yeni baştan bir bahçe yaratmak
Nasıl zor yüzünün yüzüme değdiği rüyaların ardından hiçliğe uyanmak, kendimi kendimle avutmak
Gitmenin sarkacı altında kavuşmak
Hiç inşirah bağışlamayan bir saatin ihtarıyla
Kalkacağını bildiğin bir sofraya oturmak
Sana doymadan terk etmek bir mevsimi
Utanıyor güller vakitsizce kızarışlarından
Yanaklarımdan zorla sökülüyor elma baharı
Tanrının unutarak yeşerttiği iki dünya çiçeği
Bir gün kesişir mi dallarımız tekrar karanlıkta
Elim el yordamıyla bulur mu elini
Aynı toprağın harcıyla karılmak yaratılışta
Seni aramak umutsuzca taç yapraklarımla.
Gecem senin yağmurunun sularıyla bereketli
Dünya dursun ve ikimiz bir mavilik inşa edelim dalgınlıklarımızdan -çok eskiden rastlaşacaktık
Ki olmazdı bu, birlikte göğe bakmak kıskandırır melekleri
İnsan düşüşle sınanır, vaktinde düşmezse atılır kovuğundan
Belki birlikte düşer ve yeni bir şiir ezberleriz
Bu dünyaya ait olmayan bir şarkının saçaklarında
Kuş dilinde dokunuşlar inşa ederiz
Kimsenin bir yere gitmediği güneşli sabahlarda
Oturur bergamotlu bir çay içeriz.
Bu şiiri ceketinin iç cebine sakla