Oysa düşünmek her zaman acı veren ağır bir iştir...(C.A.)
“Aydınlık gökyüzünde yıldızları göremezsiniz...(J.S.)
Hissettiğini söyleme cesaretini gösterebilen, bu yüzden de çoğu zaman yalnız biri…
İçinde yaşadığımız devirde, yalnız kadılarca bilinmesi gereken dava ilimleri halka verilmeye çalışılmaktadır. Davacıların, hasımlarını susturmak için kullandıkları tartışma ilmi veya halkı tesiri altına almak için va’z kürsülerinde vaizlerin kullandıkları hitabet ilmi, ancak ilim sayılmaktadır. Çünkü bu ilimlerden başkasıyla, haram yoldan halkın malını almanın imkanı yoktur. Dünyalık kazandıran başka bir ilim mevcut değildir.
Ömrün hakkı için yemin ederim ki, inkârdaki senin inatçılığının tek sebebi, büyük bir çoğunluğu kaplayan hastalıktan başka bir şey değildir. O hastalık da şu: İşin sonunu düşünmekte kusuru etmek, gelecek tehlikenin büyüklüğünü anlayamamak, her an dünyanın geçmekte ve âhiretin yaklaşmakta bulunduğunu görmemek, ecelin her an gelebileceğini, ebedi yolculuğun uzun ve engelli, eldeki azığın ise çok az ve buna karşılık tehlikelerin çok büyük ve korkunç olduğunu görmemektir.
İmam Gazâlî; Oysa onlar (Alimler), kalplerin doktorlarıdırlar. Acaba doktor hasta ise, hastaların hali ne olur? Hasta doktorun ilacına başka hastalar iltifat eder mi? Böylece halkın bozulmasını idarecilerin bozukluğuna, idarecilerin bozukluğunu da âlimlerin fesadına bağlar.