Fevzi BOZKURT

Fevzi BOZKURT
Hani masallarda lambamsı bir şeyden ortaya çıkıp, bir dilek tut tek hakkın var söylemine şahit olsaydı bu kulaklar, avazım çıktığı kadar tek dileğimin “Yer yüzündeki bütün kitapları okumak istiyorum.”olurdu.
Kamu
Lisans/Hukuk
Antalya
Bi mekan
94 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
GÖNDERİLMEYECEK MEKTUP
Sevgili Sen, Bu satırlar sana ulaşmayacak, biliyorum. Ama içimde o kadar çok şey birikti ki… Susmak artık yara gibi. Ne bir veda edebildik seninle ne de bir merhaba tamamlayabildik. Sadece yarım kalan bir cümlede asılı kaldık, Ve ben o eksikliği her gün yeniden yaşadım. Sen gittin… ya da ben kaldım, fark etmez. Zamanla konuşmayı bıraktık, ama yüreğim susmadı. Sana ait her şey — sesin, bakışın, yokluğun — Birer yankı oldu boşluğumda. Bu mektup belki hiç okunmayacak, Ama yazmazsam… içimde boğulacak. Seni hâlâ… Evet seni hâlâ, en derinimde taşıyorum. Sessizliğin içinde kalan, Sönmeyen bir kor gibi içimi yakan… Fevzi BOZKURT
Reklam
Yanlızlık, Senin Gibi
Dünyanın ortasında, sessizliğin şarkısı, Yalnızlıkla kuşatılmış kalbime fısıldıyorsun adını. Kimseye alışmayı istemeyen derin yaralarımda, Sadece senin sesin yankılanıyor içimde. İşte bu karanlık sokaklarda, gizli saklı kalan tüm duygular, Senin tınılarınla can buluyor, direniyor. Sesin, en kırık yerlerime dokunan şifa gibi, Yaralarını sarıp sarmalıyor. Yarınlarımı, umutlarımı, hayallerimi sana emanet ediyorum, Kalbimin en kuytu köşelerine sakladığım sevgiyle, sonsuzlukla. Sensizliğin ortasında, en güçlü hislerle sana tutunuyorum Seni, yalnızlıkla gömülü yüreğimde, en derin şekilde seviyorum. Fevzi Bozkurt
GÜLECEKSİN
Güleceksin… Bir sabah, en karanlık yerinden uyanırken hayatın, Aynada sana benzemeyen yüzüne Bir damla isyan gibi düşecek gülüşün. Ve dünya şaşıracak, Senin hâlâ gülüyor olmana. Sakladığın acılar sıraya girecek, Tek tek çıkacaklar içinden Ama sen… Ama sen inadına gülümseyeceksin, Çünkü gülmek, Kırılmışların devrimidir. Güleceksin… Çay demler gibi direniş koyacaksın sabaha. Kalbinin kıyısında unutulan ne varsa Bir bir kendine çağıracaksın. O gidenin, seni yok sayanın, Senin gözyaşını kendine hak sayanın Adını bile anmadan, Sadece gülerek… İçini paramparça edeceksin. Çünkü güleceksin, Ve her gülüşün bir taş olacak Sistemin çarklarına. Bir tebessümünle yıkılacak Bütün suskun kalmış “katlan” öğütleri. Yıkacaksın; Hem düzeni, Hem seni üzeni… Fevzi Bozkurt
Her şeye herkese rağmen kendimden vaz geçmem
Diken üstünde yürüyorum, Fırtınalara meydan okuyor, Her şeye, herkese rağmen, Kendim olmaktan vazgeçmiyorum. Yorgun düşerken, Yüzümde tebessümle ilerliyorum, İnandığım yolda, Kendi ışığımla yol buluyorum. Düşmüşüm, kalkmışım, Ama asla yılmam, Her şeye, herkese rağmen, Gökyüzünü görebilmek uğruna, Kanatlandırıyorum hayallerimi. Vazgeçmek yok, durmak yok, İşte bu yüzden güçlüyüm ben, Her şeye, herkese rağmen, Kendi hikayemi yazıyorum, ZümrüdüAnka'ya meydan okurcasına.
Suya yazılan bir şiir gibiydi gözlerin.
Bunu ilk ne zaman hissettiğimi bilmiyorum. Ama her defasında sana baktığımda, Kalbimden bir cümle düşüyordu usulca, Bir dalganın içine karışan kelimeler gibi sessiz ve derinden. Ama bilirsin, Sen konuşmazdın, Ben ise, senin sustuğun yerlerden sevdim seni. Bir bakışınla bin kitap okuyordum sanki. Bir çocuğun bayram sabahına uyanışı gibiydi her gelişin — ve bir gurbet gibiydi Her gidişin. Ben seni, bir hikâyeye değil, bir duaya yazdım. İçimden her geçtiğinde, bir bayram sabahı gibi temizlendim. Tüm öfkem, tüm yorgunluğum seninle dindi. Şimdi gün batıyor, Ve ben hâlâ, suya yazılmış o şiiri okuyorum gözlerinde. Belki sana hiç ulaşmayacak Ama bil ki, Bu sana susarak yazılmış bir mektup. Ve belki de duymayacağın en gerçek şiiri gözlerinin… Fevzi Bozkurt
Reklam