Bir şey hakkında konuşabilmek ve yorum yapabilmek için onu derinlemesine tanımak şarttır. Bu şey Ortadoğu olunca, çok yönlü olarak tanımak ve kavramak, sıradan bir şart olmaktan çıkıp bir mecburiyete dönüşüyor.
Batı'nın İslâm dünyasına ihraç ve ithal etmeye çalıştığı "mutlak ve ideal demokrasi" kavramı, Müslümanların bedenine olmayacak bir elbisedir. Başka bedenlere ve ölçülere göre dikilmiş esvapların farklı kişileri sıkıp bunaltması gibi, demokrasinin İslâm dünyasının genelinde bir türlü dikiş tutturamamasının en büyük nedeni budur.
Ne yazık ki Müslümanlar, uzun İslâm tarihi boyunca hiçbir zaman kendiliklerinden bir araya gelmemişler,dışarıdan gelen saldırılara hep birlikte karşı koyamamışlar, ortak düşmana karşı gönüllü şekilde birleşememişler, kendi sorunlarını ortak akılla hiçbir zaman çözümleyememişlerdir.
"Islam dünyasının birliği" kavramını, Ortadoğu'yu elinde tutan yönetimlerin bölgeye ve dolayısıyla da İslâm dünyasının merkezine getirdiği istikrar üzerinden yapılmış bir değerlendirme ve genelleme olarak kabul etmek en doğrusudur.