Beni buraya, ait olduğum bu yere getiren büyük istek, yerini bulmuşluğun sevinci ile yatışacak ama tetikleyici kuvvetinin etkisi içinde duracaktı. Böylece, onun yokluğunun eskide kalan tehdit edici varlığını hep hatırlayacaktım.
Kendimi ait ve parçası hissedeceğim yeri bulamadım. Ama nedir ki burası? Neden arıyorum burayı? Bu müşkül anda en çok da bu müşkül anda biliyorum. Bir beden nerede kendini bütünüyle iyi ve uyumlu hissederse orada yanıltılamaz hisseder. Her yaptığının doğru olduğunu bilir.
Yürümek amacına ulaşmaları sürdürüyor. Kendimi tamamen ait hissettiğim herhangi bir yerle karşılaşmamış ya da buraya ulaşamamış olmanın bana yaşattığı sürdürülebilir başarısızlık duygusuna yenilmiş değilim.
...
Bunu bir eksikliğin getirdiği huzursuzluğun giderilmesi duygusuyla içimde taşısam da tamamen tamamlanmışlık aşamasını arzu etmekten ibaret olarak yürümeyi sürdürebiliyordum.
Meselenin aç kalmak, doymamak meselesi olmayıp beslenemeyen canlının ölme ihtimaliyle yüz yüze gelmesi meselesi olduğu anlaşılacaktır; dolayısıyla bu bir yaşama çabasıdır.