Hilâl

Hilâl
Dünya bir soytarının suratına çizilmiş maskedir; 'nosce té ipsvm!'
H.K
Mabedlerim yıkılmış, Tanrım kayıp Tüm renkler saklanmış, ışıklar soluk Gözlerim ıslanmış, bakışlarım kayık Oysa ben Tanrımın biriciğiydim Kaybettim alemdeki yerimi Alem mi harâb Ben mi virân Samimi ibadetler Fecrde yapılır dediler Fecre kadar tüm samimiyetimle yalvardım Sor, Arşa sor Baş ağrılarımı anlatsınlar sana Dinmeyen yakarışlarımı Sana mı Tanrıya mı ileteceklerini bilemeyişlerini Kime yalvarıldığımı karıştırdıkları vakitleri Kulaklarının nasıl tırmalandığını anlatsınlar. İnançlarımın, erdemlerimin yok oluşuna şahit olmuşlar Gülüşmüşler , bıkmışlar, aşşağılamışlar Sonra acımışlar halime ağlamışlar Oysa ben Tanrımın biriciğiydim Nasıl bu hâle geldim? Sürekli acı çekmem imkânsız Sürekli acı çekiyorum.
1K
Reklam
Sofinin Dünyası
Delphoi tapınağında kazılı ünlü bir yazı vardı Nosce te ipsum : kendini tanı İnsanların kendilerini tanıyarak doğayı varlığı anlayabileceği ayrıca kendini insandan daha fazla bir şey sanmaması gerektiğini ve hiç kimsenin kaderinden kaçamayacağı anlamına geliyordu.
Alıntı
Şehrim kalabalıklaştı. Gökyüzümdeki yıldızlar şehrin ışıklarından görünemez oldu. Tek bir afet o muazzam yıldızları görmemi sağlayacaksa bir deprem, bir kıvılcım beklemek çok mu küstahca? Balkona rengarenk çiçekler ekecek,suluboya resimleriyle saatlerimi geçirecek kadar hayat doluyken nasıl birdenbire gecelerce uykusuz kalıp tek bir noktada kalabilmeyi başardığımı anlamaya çalıştığım o zaman dilimindeyim. Kalabalık şehrime çiçekli balkonumdan bakarken aşşağı düşmek beni özgür mü hissettirecek yoksa özgürlüğümü elimden mi alacak hesaplamaları yapıyorum. Bilen bilir; aşırı düşünmek,uçlarda yaşamak her zaman kötü değildir bununla başa çıkmayı öğrendiğinizde hayatınız epey renklenir. O sert inişler ve çıkışlar yaşadığını en felaket şekilde hissettirir. Umut doluyken ölümün gözlerinin içine bakarak korkmayı, ölümle burun burunayken heyecanla gülümsemeyi, sevdiklerinize beraberken nefreti, nefret etmen gerekende sevgiyi tümüyle hissettirir. İnsan olabilmek demek tüm bu tezatliklar demektir keza nefsin farklı bir bünye olduğunu zannetmek seni en çok günaha sürükleyen nedendir. Cehennem yolu iyi niyet taşlarıyla döşelidir doğru fakat eksiktir. Sadece iyilikten değil birde içinde senden başka bir ruhu falan suçlamaya, iftiralar atmaya zaten heveslisindir. İyi demek içerisinde kötülüğü, kötülük ise iyiliği barındırır -şu meşhur yingyang efsanesi ne yazık ki doğrudur- Tüm bunları kabul ettiğinde hayatın bulmacasını anlamaya başlarsın. Şehrin fazla kalabalıksa ve sen yıldızları göremiyorsan bunun sebebi insanın karanlığındaki çatışmasında kaybeden doğadır. Fakat insan unutmamalıdır doğanın kendini koruma hareketi koca bir afeti bir yıkımı meydana getirebilir. İnsanın kendi doğası da kendini koruyabilmek için koca bir afeti beraberinde getirebilir. Sana tavsiyem doğanı reddetmemek
Bu dünyada milyarlarca efsane Seninkide onlardan birtane Kapılmışsın bi hayale Kepaze, pespaye, avare ki; biçare
Şiir
  1.Asra yemîn olsun ki, 2.İnsan gerçekten ziyândadır. 3.Ancak iman edip sâlih ameller yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabretmeyi öğütleyenler müstesnâ! (asr) kelimesi;   *Mutlak zaman,   *İkindiden güneşin batmasına kadar olan zaman,   *Seksen veya yüz yıllık zaman, çağ,   İnsan ömrü, Fahreddin er-Râzî (r.h.) der ki: “Buz satan birisi pazarda şöyle bağırıyordu: «- Sermayesi eriyen bu şahsa merhamet edin!...» Onun bu sözünü duyunca, «İşte bu söz Asr sûresinin mânasını izah etmektedir» dedim. Aslında insana verilen ömür güneşin altında bir buz gibi hızla erimektedir. Eğer bunu ziyan eder veya yanlış yere harcarsa insanın hüsranına sebep olur.” (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XXXII, 81)