Çankaya Köşkü'ndeki çalışma odasında L şeklinde kütüphanesi vardı.
İstanbul'dan Ankara'ya her dönüşünde kitap taşırdı. Bavullara sığmazdı.
Gene böyle bir gün... Kütüphanecisi Nuri Ulusu'yu kara kara düşünürken buldu,elliden fazla kitap hazırlanmıştı, ciltlerine zarar vermeden trene nasıl yüklenecekti?
Mustafa Kemal yaverini çağırdı.
Cephane sandıkları getirtti.
"Bu sandıklar çok mühimdir, savaşta onlarla cephane taşımıştı, şimdi o savaş bitti, kültür sanat savaşımız başladı, bu yeni savaşımızın cephanesi kitaplardır" dedi.