Aşsız eşsiz işsiz

Güzel şeylere niyetlenmenin anlaşılmaz bir sırrı var. Bazen o niyetin kendisi yolumuzu açar, işimizi kolaylaştırır. Bazen attığımız o küçük tohum içimizde büyüyerek yıllar sonra meyve veren bir ağaç olur. Bazen de gerekli bakımı görmediğinden zamanla içimizde çürüyüp yok olur.
Reklam
''Şahsiyet ihmâl edilince insan ilişkilerinde birinci sırayı ne alacaktır? Görünüş! Nasıl görünüyorsan öylesin!'' İsmet Özel
.... " Hasret daha bir dayanılmaz hal alır, askerin gözkapağına dolar, sessizce yanağından çenesine doğru süzülüverirdi"....
Sayfa 117·Kitabı okudu
... "... Tövbe insanı geçmişte bırakmayan bir pişmanlık ile geleceğe duayla yaklaşmanın gerektirdiği iltica duygusu arasında şimdiki zamanı değerlendirmekte..."...
Sayfa 111·Kitabı okudu
Yanılmıyorsam Refik Halit Karay'dı, bir kitabında şöyle bir benzetme yapmıştı.. " Hani bazen cüzdandaki para biter, elde avuçta bir şey kalmaz da insan önce inanamaz... Nereye gittiğini bilemez paranın, düşürdüm mü acaba der. Sonra buraya şu kadar harcadım, şuraya bu kadar harcadım deyince sahiden bittiğine inanır ama yürekte bir üzüntü kalır... Niye ben bu parayı daha akıllıca harcamadım diye hayıflanır... Geçen yıllar içinde insan böyle düşünüyor diyordu. Ne müthiş benzetme.. 0turup o hesabı bugün yapmaya kalksak zamanı kimlere, nelere, nasıl bol keseden dağıtmışız onu göreceğiz.. İçimizde karıncalar ve ağustos böcekleri düğün yapıyor. Bir yandan karınca gibi bir telaşla habire çalışıyoruz, bir yandan ağustos böceğinin saz çaldığı gibi türkü söyleye söyleye ömrümüzü başkalarına harcıyoruz.. Bir gün aaa nereye gitti benim ömrüm, bütün o güzel yıllarımı cebimden düşürdüm mü yoksa? dememek için arada durup "kime zamanımızdan ne ve ne kadar verdiğimize" bir dönüp bakmamız lazım.. Belki bu bize kendi vaktimize sahip çıkmayı öğrettiği gibi, başkalarının vaktini çalmamayı da öğretir.. Şermin yaşar
Reklam