Bir medeniyetin gelişip ilerleyebilmesi, coğrafi ve iktisadi etkenler yanında din, dil ve eğitim gibi çeşitli manevi sebeplere bağlıdır. Bu çerçevede, yeryüzünde doğmuş ve gelişmiş bütün medeniyetler ile din ve inançlar arasında sıkı ya da gevşek bir bağ bulunur. Tarihçi Osman Turan'ın da ifade ettiği gibi, "Filhakika tarih; içtimai ve siyasi nizamın kuruluşunda, ahlak ve fazilet duygularının yükselişinde, ilim, edebiyat, hukuk, felsefe ve sanatların gelişmesinde, kültür ve medeniyetlerin teşekkülünde, vatan ve milliyet duygularının doğuşu ve ilerlemesinde, iktisadi ve ticari faaliyetlerde ve nihayet günlük hayatın her safhasında din kadar derin bir rol oynamış bir kuvvet ve müesseseye şahit olmamıştır."