Yine uzun bir ara verdik,kağıt ile kalemin selamı ile kelam edecek olmaya tembellikte ısrar etmemek gerek diye düşünüp; susturduğumuz yüreğimizin biriktirdiği çığlıklarla çağlayan ırmakların bir düşün gebe kalmış gün halidir. Sakın hicbir şeyi kendinden bilme, isyanın nisyan ile meşki seni kendini aramaktan alıkoymasın, çünkü bu âlemde sen ve ben yokuz Matmazel, değil mi ki söze konu olan manadır. O zaman tatlı uykundan uyanmalısın, sevdanı kanatmayı göze almak gerek bazen, yoksa kim demiş çile çekmeden yüce mimarın inşa ettiğini gönüller tahtını? Var mı öyle bir alem? Hem sırra vakıf olmak; vakfettin ömrün diyeti yani çilesine rıza gerektirir. Aşık dediğin sırrını kendisine bile açık etmeyip kendisine yabancı olacak kadar maşukuna ram olandır.