Gonca Salman

Şeytan bir düşünme şeklinin sembolüdür ve fikir vermek suretiyle kafamızı bulandırır. Bizler birbirimiz hakkında "şeytanlaşmış” ayrımcılıklar yaparız ve cennet anlatımından, yani cennetin sadece bir mekân değil, aynı zamanda batıni (derinde, örtülü) anlamalarından biri olan “huzurumuz ve mutluluğumuzdan” da bu şekilde kovuluruz.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Ben geleceği nasıl değiştirebilirim ki?" "Kendin değiştirerek her zaman aynı şeyi yaparsan gelecekte hep aynı kalır, ama sen değişirsen gelecekte değişir."
Sayfa 122·Kitabı okudu
"Hala dünyanın sana bir mutluluk borcu olduğuna inanıyorsun. Fakat dünya kendinde olmayanı sana veremez, çünkü dünya tamamen hayal ürünü bütünüyle gerçekdışıdır."
Babako bir şey demedi. Yürüyüp gitti. Kalktım, peşinden yürüdüm. "Haksız mıyım Babako?” diye sordum. “Lütfen söyle! Haksız mıyım?" Yine yanıt vermedi. Biraz daha ötede yere çömeldi, belindeki paçavraların içinden ufacık, tahta bir kaşık çıkardı ve toprağı eşelemeye başladı. “Bari sen bana hak ver Babako!" diye söylenmeye devam ettim. “Şu pis hayvanın bana neler ettiğini görmüyor musun?” Babako hiç ilgilenmiyor, toprağı eşeliyordu. En sonunda durup, sormayı akıl ettim ve “Babako, sen ne yapıyorsun öyle?" dedim. "Mezarımı kazıyorum!” dedi. "Mezarını mı?” diye sordum. Merakla yanına sokulup, yakından baktım. Çömeldiği yerde küçük bir çukur vardı. Elindeki küçük kaşıkla oradan azar azar koyuyordu. toprak alıp, kenara koyuyordu. "Bu küçücük kaşıkla mezarını kazman yıllar sürer!” "Acelem yok!" dedi, güldü. "Öte yandan her an ölebileceğimi unutmamalıyım. Bu yüzden her akşam buraya gelir, mezarımdan bir parça toprak çıkarırım." Durdu, gözlerime büyük bir ciddiyetle baktı ve "Bence sen de bir gün öleceğini hiç unutma!" dedi. "Böylece saçma şeylerle vakit kaybetmemeyi öğrenirsin. Belki bu gece bile ölebilirsin. Son saatlerini böyle mi geçirmek istersin?"
Sayfa 116·Kitabı okudu
...Kur'an'da, onlara rızkın kapısının anahtarının gayret etmek ve çalışmak olduğu değil, çalışsa da, çalışmasa da rızkı doğrudan Allah'ın gönderdiği mesajının yer aldığı söylenmiş ve anlamsız bir tevekkül aşılanmıştır. İşte bu tip tevekküle "Pasifize edici tevekkül" adını verebiliriz. Çalışmayı, gayreti, aklını kullanıp iş yapmayı ve elden geleni yaparak, yani “Atını sağlam kazığa bağladıktan sonra" işin sonunu Allah'a havale etmeyi ise "Aktive edici tevekkül" diye tanımlayabiliriz. Allah'ın bizlerden istediği ve beklediği gerçek tevekkül şekli, işte bu aktive edici, gayret ve çalışmayı bırakmadan olan tevekkül şeklidir.