Gonca Salman

Reklam
Sadece namaz rekatları, oruç ve hac gibi şekilsel ibadetlerin yeterli olmadığı Bakara-117' de vurgulanmıştır (Bakara-117: Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyi-lik . . . . . . inancın şartları, yardım etme sayılır ve sonra salat/namaz ve zekat gelir.). Şekilsel ibadetlere öncelik verme ve önemseme, zamanla kişide " Allah'ın istediği ibadetleri nasılsa en iyi şekil­ de yerine getiriyorum, Allah herhalde artık bana cenneti sağ­lar." yargısına götürür ve bu düşünce hali, diğer muhkem emirleri ikinci plana attırabilir. Şu anda Müslüman toplumun­ da çoğunluğun böylesi bir yanılgı içinde olduğunu görüyo­ rum.
Kur'an bu müteşabih ayetleri ve mesajları sayesinde dinamik bir özellik­te olan bir kitaptır. İşte bu dinamikliği sayesinde de her ırka, cinse, topluma, kıyafete, farklı zamanlarda ve farklı dünya bölgelerinde yaşayan insanlara hitap eden ve kucaklayan bir özelliktedir. Ve bu dinamik özellikleriyle de Allah gibi sürekli bir oluş ve aktivite, gelişme sağlayıcılığı vardır. Müteşabih ayetleri bu geniş yelpazeli dinamik özellikleriyle değil de sadece belli bir ırka, zamana, bölgeye, cinse, belirli bir kıyafet­ teki, görünümdeki veya tanımlayıcı bir işareti kullanan bir gruba sıkıştırmak ve bunlara göre yorumlamak Kur'an'ın evrenselliğini ve dinamikliğini engellemek ve onu sınırlamak demektir.
Kurban etme kelimesi, esasen kişinin çok sevdiği bir şeyden Allah için vazgeçmesi demektir diye düşünüyo­rum. Buna göre de bir hayvan kesmek, kişinin vazgeçemeye­ ceği bir şeyi feda etmesi olmamakta ve kişinin kendini tatmin edeceği bir gösterişten ibaret olmaktadır. Zaten Hz. İbrahim' e de ilk rüyasında çok sevdiği oğlunu feda etmesi, ikinci rüyada ise Hz. İbrahim'in yine çok sevdiği tek koçunu kurban etmesi ilhamı verilmiştir.
Eleştirel düşünmek...
Bakara-104: Ey iman edenler! "Rânâ (bizi davarlar gibi güt) demeyin, "unzurnâ" (bize bak, bizi dinle) deyin ve dinleyin....
Reklam