Olayın içindeyken kendini haketmediği bir dramın baş oyuncusu gibi yürüyordu insan. Oysa hayatın sahnesinde kazanan ya da kaybeden yoktu. Eşit dağıtılmıştı roller.
Ne büyük yazıktı heyecanın, masumiyetin, iyi niyetin, sağduyu ve hoşgörü ile aynı zaman dilimi içinde var olmaması insan ruhunda. Gençliğin dinamizmini ve coşkusunu, ileri yaşların olgunluğu ile harmanlayabilseydik bambaşka yerlerde olabilirdik eminim buna.
Kurtuluş Savaşı üzerine yazılmış onlarca yazı vardı beni duygulandıran ama o ana kadar hiç kimse yüreğime böylesine keskin bir uçla kazıyamamıştı o savaşın geri kazandırdığı vatanın anlamını.
O dönemin Fransa'sında bu kadar cesaret dolu bir önsözle başlayan ve gerçekten bir idam mahkumunun yaşadıklarını, duygularını son ana kadar etkileyici biçimde ele alan cesaret dolu bir devrimci bence Victor Hugo... Büyük yazar olmak, yüzlerce yıldır okunmak tesadüf değil...