Gizem Canver

Gizem Canver
@GZMCNVR
Cümlelerim bir bir yağıyor Satır başlarından, Sessizliğe bürünmüşlerdi Yokluğunda çoktan, Sen gittin ya yüreğimden Kalemime fışkıran Kelimelerim daha güzel dans Ediyor satırlarımın baş köşesinde Gözlerimden bir tek yağan yağmur tanesi daha bulamıyorum Çünkü ben sensizliği içimden yok ettim ismini sorsalar hafızamın kaybındayım Ara sıra kontrol etse de adım seslerin Dönüp arkama bakmıyorum bile Gecenin suskunluğuna dalmışım öylece yitip bitiyorum Sessizce Sensizce Çare-siz-ce Gizem - / Canver Geçmişin / Karanlık - İzi Adlı eserimiz
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayırlı, Uğurlu, Dualı Cumalar dilerim

Gizem Canver

, bir kitap okudu
10/10
·192 syf.·
Beğendi
·
10 günde okudu
·
2020 7. kitabı
Haluk Tatar
8/10 · 1.442 okunma
Mutluluk hep eskide mi? İnsanlar hep eskide mi hatırlar mutluluğu? Ya da mutsuzluklarında maziye bakıp mutluluk arayışlarında mı bulurlar kendilerini? Huzur, insanın ortak değerlerine sahip çıkarak yaşamasının aynasıdır. Mutlu olmamızı sağlayan kaynağın sahibi olan huzuru birçok insanın mazide daha yoğun yaşadıkları söylenir. Her geçen gün bu söylemler artıyorsa eğer psikologların yaptığı gibi meselenin geçmişinde bir şeylerin oturamaması ile yaşanan zorlu düğümlerin derinine inerek çözümlenmesi beklenir. Lakin düğümün rahatça çözülmesi istenirse en derine, yani kökümüzdeki bizlerin yaşayışlarında kendimizi bulmaya başlamamızla bu tür problemlerimizim çözüm noktasına ulaşabiliriz. Buna misal olarak; doğuştan farklı ya da sonradan oluşan farklı bir canlının, bir sebeple o farklılığa sahip olması kökündeki bir farkındalıktan oluşmasıyla anlaşılıp analiz edilme durumudur. Bu yüzden rahatsızlık duyduğumuz, önümüze çıkan mânileri aşmak için her daim işin köküne yani kaynağına ulaşarak yenmek zorundayız. Velhasıl özellikle sanayileşmeden sonra bizi biz yapan değerlerimizin, aramıza giren sinsi casuslar tarafından hor görülmek istenmesiyle farklı kültürler gözlemlemeye başladık. Bu vaziyeti zamanın değişmesine bağlamak ne kadar doğru olabilir? Pek tabii dünya var olduğundan beri güneşin doğudan doğup, batıdan battığının aksi yaşanmamıştır. Her şeyin müsebbibi olan biz insanlar yaptığımız yanlışlardan hep başka şeyleri sorumlu tutarız. Yetişen çocuklarımızın yaşayışlarını eleştirir kendi çocukluğumuzla karşılaştırırız. Çocuklarımızla geçirecek vakti bulamayıp onları eleştirmemize sebep olan zamanı uzunca yaşarız. Değişen, zaman ya da çocuklar değildir, insanın ta kendisidir. Kalorifer sıcaklığıyla büyüyen çocuk olarak huzurun mazide kalmadığını, merkezî sistemin de verdiği
Ev karantinası nasıl geçiyor? kimler hangi kitabı okuyor ?