Bu toplumsal ve ekonomik haksızlıklar arasında bir öğretmen olarak beni en çok perişan eden, eğitimde fırsat eşitsizliğidir. Bir çocuğun eğitimi,annesinin babasının ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır.Oysa şimdi bir ailenin parası varsa çocuğunu nasıl olsa okutuyor. Çocuk pek akıllı sayılmasa da,onu okutuyor,meslek sahibi ediyor.
Kendi ailemin eski serveti dahil,her zenginliğin arkasında ya bir haksızlık,ya bir sömürü,ya bir hırsızlık olabileceği konusunda kuşkularım vardır hep.
Nâzım Hikmet'in bu insan yanını Kemal Tahir'e hapishaneden yazdığı mektuplarda görmüştüm ve şairliğine hayran olduğum kadar insanlığına da hayran kalmıştım.
Daha sonraları Sait Faik'i okur okumaz,bunun ne denli doğru olduğunu anladım. Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum. Neden derseniz,benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan. Ve Sait öykülerinde şairdir.