Gam

Dr. Johnson
“Johnson’ ın ‘Sözlük’ te vurguladığı en önemli nokta, dilin özellikle de yazarların kullandığı dilin taşlara kazınamayacağıdır. Dil canlı, organik ve sürekli değişen bir şeydir.”
Sayfa 131·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dr. Johnson
“Boswell’ le yürüyüş sırasında yaptığı bir sohbet sağduyusunu bütün canlılığı ile ortaya koyar. Konu, filozof Piskopos Berkeley’ in ortaya attığı o dönemin rağbette olan bakış açısıdır: Madde yoktur bu evrendeki her şey ‘sadece ideal’ yani hayaldir. Boswell bu teorinin mantıksal olarak çürütülemeyeceğini ileri sürünce, Johnson yol üstündeki büyük bir taşa tekme savurup ‘Böyle çürütüyorum!’ diye haykırmıştır.”
Sayfa 129 - Alfa·Kitabı okudu
Dr. Johnson
“Samuel Johnson’ a göre hayatta göğüs gerilmesi gereken pek çok şey, zevk alınacak çok az şey vardı.”
Sayfa 128 - Alfa·Kitabı okudu
Romanın Yükselişi
“Öykücülük türlerinin modern romana dönüşmesi için bir kıvılcıma ihtiyaç vardı. Kendileri her ne kadar bu adı kullanmasa da bizim ‘roman’ [‘novel’, ‘yeni şey’] adını verdiğimiz tür neden bu dönemde ve burada (Londra’ da) ortaya çıktı? Bu sorunun yanıtı, romanın yükselişinin kapitalizmin yükselişiyle aynı zamanda ve aynı yerde gerçekleşmiş olmasıdır. Bu ikisi ne kadar farklı gibi görünse de birbiriyle yakından bağlantılıdır.”
Sayfa 116 - Alfa·Kitabı okudu
Kurgu Evi
“14. yüzyılda rutin biçimde yaşandığı gibi, veba salgını Floransa’ yı kasıp kavurmuştu. Vebanın tedavisi yoktu; ardınıza bakmadan kaçmak ve size yetişememesini ummak dışında elinizden bir şey gelmiyordu. Decameron’ da üçü erkek, yedisi kadın on varlıklı ve soylu genç, veba salgını geçene kadar on günlüğüne kırsalda bir villaya sığınır. (Kitabın adında geçen ‘deca’ Yunanca ‘on’ anlamına gelir.) Bu genç grubu (yazarın ifadesiyle ‘brigade’) on günlük süreyi geçirmek için her gün birbirlerine öyküler anlatır. Böylece kitap 100 öykü içerir. Kendi döneminin en meşhur İtalyan edebiyatçısı olan Boccaccio, bu öyküler için ilginç bir sözcük kullanmıştır: İtalyanca ‘çok küçük şey’ anlamına gelen ‘novella’. Öyküler akşamın sıcak saatlerinde, zeytin ağaçlarının altında, ağustos böceklerinin yumuşak cıvıltılarının eşliğinde, sofrada anlatılır.”
Sayfa 108 - Alfa·Kitabı okudu