Herkesin sürekli bahsedip, paylaşıp, ıstırabını çekip durduğu şu aşk, önceden hiç tanımadığım şimdiyse kendini açık eden şeye ulaşabilmem için rehberlik etsin bana. Şairin bir zamanlar dediği gibi, ne güneşin, ne ayın, ne yıldızların, ne toprağın, ne ağzımdaki şarap tadının olduğu bir ülkeye götürsün beni, bu ülkede yalnızca Öteki olsun, yani sırf sen yolu açtın diye bulduğum kişi. Ve adım atmadan yürüyebileyim, bakmadan görebileyim, kanatlarımın çıkmasını dilemeden uçabileyim.
Tanrı’dan dileğim - Tanrı var mı yok mu bilemesem de var olduğunu ve şu an bana kulak verdiğini ümit ediyorum. - kendimle baş başa kalmaktan memnuniyet duymama bir daha asla izin vermesin. Birine ihtiyaç duymaktan hiç korkmayayım, acı çekmekten de. Çünkü acının giremediği gri ve karanlık bir odadan büyük bir ıstırap yoktur şu hayatta.
Adam, “ Bildiğin her şeyi satıp mutlak olanın dolduracağı bir boşluk satın al ruhunda.” dedi. “Çünkü erkeklerin ve kadınların bilgelik sandıkları şey Tanrı’nın huzurunda deliliğe eşdeğerdir. “
Kendi yürekleri ve inançları yeterliydi; inanç denen şekilsiz güç beraberinde simyacıların Anima Mundi adını verdikleri şeyi taşır ve her şeye nüfuz ederdi.